-

Letonya gezisinden aldığım notlar…..

Geçtiğimiz haftasonu arkadaşlarla beraber gerekli ayarlmaları yapıp Letonya’ya gittik.Orda 3 gün geçirdik.Vilnius’dan Letonya’nın başkenti Riga’ya gittik.Otobüs ile Vİlnius’dan Riga’ya 4-5 saat sürüyor.Bu yazımda Letonya’daki gözlemleri ve edindiğim bilgileri sizlerle de paylaşmak istiyorum.Önce Letonya ile ilgili birkaç bilgi vermenin faydalı olabileceğini düşünüyorum(Gitmeden önce bazı notlar almıştım onlardan ve gözlemlerimden  aktarımlar yapacağım):
*Letonya Kuzey Avrupa’da yer alan bir Baltık ülkesidir,2004’den itibaren de AB üyesidir,
*Nüfusu 2,300,000 civarındadır.Nüfusunun yarıya yakını Ruslardan oluşmaktadır(Rusya’dan kopma bir devlet olduğu için),
*Resmi dilleri Letonca’dır.Letonca Hint-Avrupa dil ailesindendir,
*Letonya özellikle Litvanya ile karşılaştırdığım zaman bayağı  gelişmiş bir ülke, gözlemlediğim kadarıyla  insanları daha modern (giyimleri gibi) ve eğitimli (güzel aksanlı bir ingilizceleri vardı) görünüyorlardı. Aynı zaman da çok zengin bir ülke,bu şehirlerinin bakımlılığından para birimlerinin çok değerli olmasından(özellikle para birimlerinin Eurodan daha değerli olduğunu öğrenince çok şaşırmıştım) ve pahalılıktan anlaşılabiliyor.
Para birimleri “Lat” ve 1 Lat=2.78 TRY=1.41 EUR’dir.
Orda bir şeyler alacağımız zaman çok ucuz gibi görünüyordu örneğin otobüs biletlerinin 0,50 lat (1.400 TRY)  olması,çok ucuz gibi görünüyor fakat Türk parasına ya da Litasa çevirdiğimizde(özellikle litasa çevirdiğimizde şok geçiriyorduk) çok da ucuz olmadığını anlıyorduk.
*Letonyanın başkenti Riga’dır.Riga “Kuzeyin Parisi” olarak anılan bir şehir.Paris’i görmediğim için karşılaştırma ya da benzerlik kurma şansım yok ama Riga gerçekten büyüleyici bir şehirdi.Riga şehrin ortasından geçen Daugava Nehri ile Baltık denizine açılır.Nehir şehri ortadan ikiye ayırmıştır ve iki yakayı birleştiren köprüler vardır,bu köprülerden biri tren yolu olarak kullanılırken  diğer köprüleri de  taşıtlar ve yayalar kullanıyor.
Riga Baltık devletleri içindeki en büyük şehirdir.
”Vecriga”,şehrin kurulduğu yer olan tarihsel merkezi UNESCO  Kültür Mirası’na kabul edilmiştir ve sadece Viyana,St.Petersburg ve Barcelona ile karşılaştırılabilecek güzellikteki Art Nouveau yapılarıyla ünlüdür,şehirde dolaşırken bu yapılarla karşılaşmak mümkündür.Duvarlarda insan  ve diğer canlıların figürleri ilginç bir görünüm katıyor.Bu sanat yapısından birkeç kareyi sizlerle paylaşmak istiyorum:
Riga’da ulaşım tramvay,traylaybus ve otobüsler ile sağlanıyor ve tramvayın şehrin ortasından geçmesi  şehre mistik bir hava katıyor.
Yürüken  çok sayıda değişik ve tarihi yapıya rastlamak mümkün,ayrıca bu yapılar diğer bütün şehirlerde olduğu gibi tek bir bölgede yoğunlaşmamış,herhangi bir noktasında yürürken de bu yapıları görme şansınız oluyor.
Şimdi Riga’da bizim de gezdiğimiz ve tavsiye edebileceğim birkaç yeri resimler  ve kısa bilgiler ile tanıtmaya çalışacağım:
Riga tv and radio tower(tv ve raddyo kulesi):
 Baltık ülkelerindeki en yüksek yapı olan kule 1979 yılında inşa edilmiş yüksekliği yaklaşık  368 m dir ve Avrupa’daki en yüksek üçüncü yapıdır.Kuleyi hemen hemen şehrin her noktasından görebilmek mümkündür.Özellikle St.Peter Church Tower’a çıktığımız zamanki görüntüsü muhteşemdi.Eyfel Kulesi’ne benzer bir görüntüsü var.İşte kilisinin kulesindeki görüntüsü:

St.Peter Church and Tower(St.Peter Kilisesi ve Kulesi):
1660′larda tahtadan inşa edilmiş gothik mimari tarzında bir yapıdır.Kilise old townda yer almaktadır.2 lat verip kuleye çıkmak mümkündür,bunu şiddetle tavsiye ederim çünkü kuleden şehrin her yerini görebilirsiniz ve manzarası harikaydı.İşte Kilisenin ve kulesinden çektiğim birkaç manzara:

Kilise ve kulenin görüntüsü:

Blackhead house ile kilisenin meydandan çekilmiş resmi:

Solda Swed Bank binası, saat kulesi gibi görünen Dome Square ve boğaz köprüsünü andıran köprü:

Eyfel kulesine benzeyen: Tv Tower,açık kahverengi yüksek bina: enstitü binası ve  birbirine benzeyen 4 binadan oluşan Central market(eski alışveriş merkezi)

Blackhead House(karakafalıların malikanesi):
Yapı old townda yeralmaktadır.Mimarisi çok farklı ve büyüleyici idi,içine giremedik,sanırım ziyaretçilere açık değil.Bizim gittiğimiz gün Letonya’da önemli kişilerin bir araya geldiği bir buluşma vardı.



National Museum:
Nehrin kıyısında yer alan müze Letonya tarihi ve yaşantısı ile ilgili temaların sergilendiği bir müzedir.

Freedom Monument(Özgürlük anıtı):


Letonya’da görmek için sabırsızlandığım  yerlerden birtanesi idi.Pisetas kanalını ve parkını geçtikten sonra karşınıza bütün ihtişamıyla Özgürlük Anıtı çıkıyor.Özgürlük Anıtının üst kısmında elinde 3 yıldız taşıyan Milda adındaki kız heykeli var.Bu 3 yıldız Letonya’daki 3 tarihi  bölgeyi temsil ediyormuş: Kurzeme,Latgele,Vidzeme.Özgürlük anıtının olduğu meydanda özgürlüğü hisseder gibi oldum ve bu özgürlük hissinin hiç bitmemesi için o havayı içime çektim.

*Gezimizin 2. gününde Riga’dan 25 km uzakta Jurmala adındaki tatil kasabasına gittik.Oraya gidebilmek için şehir merkezindeki  tren istasyonundan 0,89 lat’a(öğrenci)  ödeyerek  her 20 dakikada bir kalkan  trenlerden  kullandık,30 dakikalık tren yolculuğundan sonra Jurmala’ya vardık.Jurmala 32 km kumsalı olan,Lielupe Nehri ve çam ormanlarından oluşan harika bir tatil kasabası.Kumsalı müthişti ve suyu çok berraktı,denize atlamamak için kendimizi zor  tuttuk:)İşte bu meuhşem kasaba ve kumsalından birkaç kare:

Hiç unutamayacağımız birkaç gün geçirdik………..

DERYA GÜNDÜZ

Category: Genel
  • fedai dizisi says:

    vayyyyyyyyyy gez müdürüm gezz yarasın

  • DERYA GÜNDÜZ says:

    geziyoz müdür:)
    yrn da Finlandiya'ya gidiyorum:)
    (sonumuz hayrola:))

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*