-

MIS(Management Information Systems) Eğitimi 1. Hafta

Geçen haftasonu(15.11.2014) itibari ile Galatasaray Üniversitesi S.E.M ve Istanbul Instititue’nin organize ettiği 6 haftalık MIS(Yönetim ve bilişim sistemleri) eğitimimiz başladı.Eğitime şirketten 4 arkadaşım ile birlikte katılıyorum,Ericsson eğitim sponsorluğumuzu yapıyor sağolsun :)

Doğrusu eğitime başlamadan önce Bilgisayar Mühendisliği’nden mezun ve sektörde çalışan biri olarak acaba bildiğim şeyler mi olacak diye tereddüt etmiştim ama kesin içerik yayınlandıktan ve ilk haftayı geride bıraktıktan sonra tereddütlerimi de geride bıraktım.Şuan için ilk izlenimlerim olumlu diyebilirim.

Galatasaray üniversitesi’nden manzara mükemmel , manzarayı görünce biz de üniversite mi okuduk diye geçirmekten kendimi alamadım,Beşiktaş ile Ortaköy arasında,boğaz manzaralı bir üniversite,eğitim sayesinde bol bol  manzaranın keyfini çıkaracaz :)

Eğitimin ilk gününde GSÜ öğretim üyesi Doç.Dr. Temen Öncan bizimle birlikte oldu,kendisi eğitim kordinatörü ve bizler ile yakından ilgili.İlgisinden ve sürekli feedback almaya çalışmasından çok hoşnut oldum.Kendisi “Yönetim Bilişim Sistemlerine Giriş”  başlığı ile değerli bilgilerini paylaştı.Ders interaktif geçti ve sürekli sorular sorarak bizleri konuşturmaya çalıştı.Temel Hoca’nın dersinden en çok aklımda kalanlar şu şekilde:

Misyon(özgörev) ve Vizyon(özgörüş) üzerine konuştuk,şuan çalıştığımız şirketlerin misyon ve vizyonlarını tartıştık,bireysel olarak da misyon ve vizyonumuz olması gerektiğini vurguladı.

PEST(Political Economical Social Technological) Analiz ve SWOT(Strenght Weakness Opportunities Threats) Analiz,bunları hep duyardım ama ne oldukları konusunda aydınlanmış oldum.Aile içinde ya da diğer ilişkilerde zaman zaman SWOT analiz yapmak gerekirmiş.

Web of things(Wot) ve Internet of Things(Iot) üzerine konuştuk. Wot RFID teknolojisinin bir tık üstü sayılabilir,kısacası nesnelerin internete bağlanması diyebiliriz.Iot ise daha kapsamlı bir teknoloji,herşeyin birbirine bağlanması.En basit örnek olarak buzdolabında bazı ürünlerde azalma olduğu zaman cep telefonunuza online sipariş için onay düşmesi senaryosu düşünülebilir.Bunlarla ilgili eğlenceli videolar izledik,akıllı ev sistemlerini konuştuk.

2. gün Sedef B.Arslan tecrübelerini bizimle  paylaştı.Konusu “Business Case Hazırlama” idi.Kendisi 1983 yılında çalışma hayatına başlamış çeşitli banka ve kuruluşlarda çalışmış,hatta kendisi de şirket kurmuş,sonrasın Kanada’da bir bankada Project Manager,Senior Audit Manager ve son olarak director olarak çalışmış.Daha sonra Türkiye’ye dönüp IBM’de çalışmış ve şuan serbest çalışıp danışmanlık hizmetleri veriyormuş.Yaptıklarını ayrıntılı yazdım çünkü süper tecrübeli bir insandı,çok mütevazi,neşeli,enerji dolu bir insan,tanıştığım için çok mutlu oldum.Business Case hazırlama konusunda bizi bilgilendirdi.Özellikle kendisinin dahil olduğu projelerden örnekler verdi,hem sucess hem de fail olan projelerden bahsetti.En kaba tabir ile aslında business case, iş planı oluşturmak diyebiliriz.İşin maliyetinden tutun da risk analizine kadar bütün durumlar düşünülürek yapılan analizdir..İş planında project ve operational cost lar çıkarılıyor.Sedef Hoca’nın dediği gibi bir iş yapılacaksa business case mutlaka hazırlanmalıdır,mendil arkasına bile olsa planınızı yapıp,kafanızda oturtmaya çalışın demişti.Patrona ben böyle iş yapacam dediğimizde business case leri de önüne koymamız gerekir.Kanada’da çalıştığı bankada fail olan bir projeden bahsetmişti.Plan çıkarılırken zaman zaman varsayımlarda bulunuluyor,bu varsayımların seçimi çok kritik rol oynuyor.Bunların belirlenmesi de tabi hazırlayan kişinin öngörüsüne,tecrübesine göre netice buluyor.Bahsettiği projede kredilerin merkezi olarak takip edilmesi ve kişinin aldığı krenin bütün bankalar tarafından görülmesi tarzında bir projeymiş.Bu proje kapsamında kredi büroları ile anlaşılıyor.Proje çalışmaya başladıktan sonra bakıyorlar ki kredi bürolarının bilgileri güncel değil, çekilen kredi birkaç gün sonra yansıyor ve hesaplar birbirine karışıyor.Küçük ama önemli bir ayrıntı, birkaç gün içersinde proje geri çekiliyor ve iş süreçlerinde olanların hepsi işten çıkarılıyor.Sedef Hoca’nın dediğine göre aslında çok da küçük bir ayrıntı değilmiş hesaba katılması gerekirmiş,kredi bürolarının bilgileri kontrol edilmeliymiş aslında. Bu şekilde gerçek hayattan kendisinin dahil olduğu projelerden örnekler vererek, business case hazırlama konusunun hafızamızda yer edinmesini sağladı.Kendisini hayranlıkla dinledim.

2. gün öğleden sonra Galatasaray Üniversitesi öğretim görevlisi Doç.Dr.A.Çağrı Tolga’yı dinledik. Konusu “Teknoloji ve Ar-ge Yönetimi” idi. Teknoloji, Innovasyon ile ilgili bilgilendirdi. Doğrusu sunumunun ilk bölümlerini  biraz teorik buldum,o kısımlar biraz daha azaltılabilirdi.

Innovasyon daha kapsamlıdır, Ar-ge innovasyonun alt birimidir. Dünyada Ar-ge ‘ye yapılan harcamaların GSYİH’ya (Gayrisafi Yurtiçi Hasıla) oranı Türkiye’de 1998 yılında %0,37,2010 yılında %0,84 imiş Amerika’da ise bu oran 1998 yılında %2,58,2010 yılında %2,91 imiş. Bu istatistiklerde Çin verileri eksik, çünkü Çin bilgilerini paylaşmak istemiyormuş.2. bölümde ise biraz hesap işlerine girdik :) Basit bileşik faizden bahsetti, aslında bankalardan kredi çekerken bileşik faiz hesaplanıyormuş, bu yüzden sürpriz paralar çıkabiliyor. Paranın şimdiki değere ve gelecek değere  getirilmesi hesaplamaları yaptık. Örneğin birine borç veriyorsunuz, ama verdiğiniz para 2 yıl sonra aynı değerde olmaz gibi. Bunlar konusunda bilgi sahibi olmak faydalı oldu.

Bütün Hocalarımıza teşekkürler. Fırsat buldukça eğitim ile ilgili değerlendirmelerimi ve aklımda kalan kısımları yazmaya çalışacağım.