-

Msp KickOff 2013-Imagine Cup 2012 Türkiye Finalistleri Sunumu

WP_20130214_002

Merhabalar,

Her sene yeni dönem msplere özel düzenlenen Msp KickOff etkinliği bu sene de 8-10 Şubat 2013 tarihinde Microsoft Türkiye ofiste gerçekleşti.Yine eğlence ve eğitim dolu bir hayli yoğun  içeriği vardı.Geçen sene bu zamanlarda okulumuzda ben Msp olarak seçilmiştim,aynı etkinliğe Msp olarak katılmıştım.

WP_20130214_001

Bu sene de Imagine Cup 2012 Türkiye Finalisti olarak eski dönem Msp arkadaşım Serap Şen ile birlikte etkinlite sunum yapmak üzere davet edildik.İş çıkışında Microsoft ofise gittik.Msp KickOffun ilk gününün son sunumunu biz yaptık.Sunumda Imagine  Cup ile ilgili tecrübelerimizden,geçirdiğimiz süreçlerden,karşılaştığımız sorunlardan bahsettik.Naçizane tavsiyelerde bulunduk.Arkadaşlara bilgi verip biraz da heveslendirmek adına bol fotoğraflı bir sunum yaptık:)Umarım arkadaşlarımız beğenmiştir ve faydalı olmuştur.

IMG_1563

Bu arada uzun süredir görmediğimiz Msp arkadaşları ve hocalarımızı görme şansımız oldu.Daron Yöndem,Muammer Benzeş,Umut Erkal,Mustafa Kasap hocalarımız da oradaydı.Bizden sonra Mvplerin eğlenceli paneli vardı.Daron Hoca tam bir şovmen gibi,bayağı eğlenceli bir panel oldu.Sonrasında lazer savaşı vardı fakat biz katılamadık.Ama çok keyifli zaman geçirdik,aklımıza Imagine Cup maceraları geldi biraz nostalji yapmış olduk:)

IMG_1566

 

//Build 2012,Seattle ve Amerika Maceralarım

DSC09589

Imagine Cup 2012 Yarışması için gittiğimiz  Avustralya, Sidney’de dünya finallerinde, Microsoft  Corporate Vice President  Walid Abu-Hadba  tarafından dünyanın en iyi yazılımcılarının biraraya geldiği,lansmanların yapıldığı,dünyaca ünlü firmaların bir araya geldiği Build 2012 konferansına Repharmers ekibi olarak davet aldık.Dünya finalleri sırasında çekiliş ile birkaç takım daha gelmeye hak kazanmıştı,fakat Microsoft  Corporate Vice President  Walid Abu-Hadba   tarafından özel davet almış olmak bizim için ayrı bir önem arz editordu.

Konferans Amerika’nın Washington eyaletinde Microsoft anakarası olan Seattle’da gerçekleşti. Ben Amerika’ya konferansdan bir hafta kadar önce gittim.Türkiye’den giderken ilk New York eyaletine gittim.İstanbul’dan yaklaşık 10-11 saat süren bir yolculuk geçirdim.Amerika’ya ilk gidişimdi ve çok heyecanlıydım. Newyork’da gezme fırsatı da bulabildim. Newyork City’e  meşhur Times Square meydanına gittim.Gerçekten büyüleyici bir alan idi.Yüksek binalar ve binalarda renkli renkli boylu boyunca reklamlar vardı.Çok hareketli bir meydandı ve dünyanın her yerinden insanlar vardı.Yakınında Central Park ve Empire State vardı.Özgürlük anıtını da görme şansına sahip oldum.

Times Square’de Microsoft şöleni

DSC09390

TimesSquare’de  25 Ekim günü Microsoft store açılışı ve Windows 8 lansmanı vardı,ayrıca Microsoft surface o gün tanıtılmaya başlandı ve satışa sunuldu.Meşhur Times Square o gece Windows 8 ve surface ile renklenmişti.Ayrıca alanda standlar kurulmuştu.Her firma kendi standını kurmuştu,Windows 8 yüklü makinaları tanıtıyorlardı.Halka anlatıp demolar yapıyorlardı,ayrıca konser tarzı eğlenceler vardı.O gece çok renkli idi,gece yarısına doğru Microsoft Storenin açılışı yapıldı,Microsoft Surface tanıtımı yapıldı.İnsanlar akın akın storeye doluşuyordu,adeta izdiham yaşandı.O gece biz içeri girememiştik,ben de Microsoft Surfaceyi çok merak ediyordum cama yapıştım :) Çılgın kalabalık  Microsoft Surface almak için adeta birbirleri ile yarışıyordu:)

Microsoft Surface il ilk karşılaşmam:)DSC09553

New York gezim çok güzel ve eğlenceli geçti fakat daha sonra maceraya dönüştü.Gitmeme 1 gün kala Amerika’da Sandy kasırgası alarmı verildi.İnsanlar eşya stoklamak üzere marketlere saldırıyordu.Ben başta pek önemsemedim abarttıklarını sanıyordum,küçük bir ihtimal uçağım ertelenir diyordum.Durum iyice ciddileşti,uçağım ilk ertelenmeyi yaşadı.O gece hava çok yağmurlu idi,çok fena rüzgar vardı biz de arkadaşımla bir tanıdığın evine sığındık,onun evinin olduğu yer tehlikeliymiş.Kendimi Amerikan filmlerinde hissettim,insanlar evlerine eşya stoklamıştı,camlarını kaplayıp evin kenarlarına ağırlık koyuyorlardı.Geçen senelerde de yaşandığı için biraz tecrübeli sayılırlardı.Bizim kaldığımız yere yakın yerler boşaltılmıştı,birçok yerde elektrik kesilmiş,su basmıştı. Yukarda bahsettiğim Newyork City harabeye dönüşmüş.Benim gideceğim havaalanı da deniz kenarında idi onu da su basmıştı.Uçuşum ilk iptalden sonra 2 kere daha iptal oldu.Her defasında içimden bir şeyler kopuyordu çünkü Build etkinliği başlamıştı:(Canlı yayından etkinliği izliyordum , çok uzun zamandır bu etkinliği bekliyordum,iki gününü kaçırmış oldum . 3 iptalden sonra  Salt Lake City üzerinde aktarma yaparak yaklaşık 8 saatlik bir yolculuktan sonra Seattle varmayı başardım.Aynı şekilde ekip arkadaşlarımdan Vahap ve Bedrettin de Boston’da mahsur kalmışlardı.Onlar da benimle aynı gece Seattle vardılar.

Etkinliğin İlk iki gününde Keynotelar gerçekleşti,Windows Phone 8 lansmanı yapıldı.Microsoft Ceo’su Steve Balmer keynotelarda Windows Phone 8 lansmanını yaptı.Ben de canlı yayından seyrediyordum.Herkeste bu sene etkinlikte ne hediye verileceği ile ilgili müthiş bir merak vardı.Steve Balmer sonunda  söyledi…..”100 gb Skydrive vee yanındaa Microsoft Surface” dedi.Salon koptu tabi, ben de olduğumdan yerden çığlık attım:)Hediye bekliyorduk ama Surface için biraz erken diye düşünüyordum.Newyork’daki storeda Surface’yi incelemiştim ama bukadar yakın bir zamanda sahip olabileceğimi düşünmüyordum.Diğer bomda haber de Nokia’dan geldi, kendi sunumunda bütün katılımcılara  Nokia Lumia 920 vereceğini açıkladı.İnanılır gibi değildi hem Microsoft Surface hem Nokia Lumia 920:)Tabi biz hediyelerimizi gidince alabildik.Acaba kalmaz biter falan diye de korkmadık değil açıkçası.Etkinliğin 3. Gününden itibaren katılabildik.İlk günde hemen kaydımızı yaptık ve vakit kaybetmeden hediyelerimizi aldık:)

Küçük Bill Gates :)

DSC09625

Konferans Microsoft kampüste gerçekleşti. Farklı binalarda oturumlar vardı binalar arasındaki ulaşım için servisler ayarlanmıştı. Oturumlar paralel gerçekleşiyordu.Aynı zamanda stand alanları kurulmuştu.Windows Azure,Windows Phone,Windows 8,Nokia,Visual Studio gibi ve ayrıca Microsoft uygulamaları geliştiren firmaların da standları vardı.Biz hiç üşenmeden standların hemen hepsi dolaştık.Standda duran insanlarla tanışıp,sohbet ettik.Alanlarında uzman insanlarla tanışmak networküme onların da eklenmesi benim için ayrı bir kazanım oldu.Windows Phone 8  ve Azure ile ilgili oturumlara katıldık.

Stand alanı

DSC09602

DSC09607

Akşamında Build Attendee Party vardı.4 kişilik proje ekibi olarak partye gittik.Türkiye’den Daron Yöndem hocamız da Build etkinliğine gelmişti.Haberleştik ve partyde Daron Hoca ile buluştuk.Party Seattle şehrinin simgesi olan Space Needle ‘a çok yakın bir yerde  çok büyük bir alanda yapıldı.İlginç bir parti idi.Kocaman bir alan tutmuşlardı ve içinde ayrı ayrı yemeğinden tatlısına kadar sınırsız  yiyecek içecek alabileceğimiz storelar vardı.Biz birara partyden çıkıp Space Needle doğru Daron Hoca önderliğinde dolaştık.Zaten gezmek için başka da zamanımız olmayacaktı:)

Daron Yöndem ile birlikte parti keyfi,sınırsız yemek:)

DSC00228

Etkinlik süresince Channel 9  dan canlı yayın yapılıyordu.İkinci günde Imagine Cup ekipleri olarak biz canlı yayına çıkacaktık(Bizim dışımızda Kore,Belçika,Bosna ve Tunus ekipleri vardı).Microsoft Akademik programlar ekibinden Jennifier Ritzinger sürpriz bir konuğumuzun olduğunu söyledi.Süpriz konuk bizi etkinliğe davet  eden  Microsoft  Corporate Vice President  Walid Abu-Hadba  idi.Gitmişken Walid’i görmeyi çok istiyordum,gelmiş olmasına çok sevindim :)Harika bir Channel 9 canlı yayın çekimi yaptık.Çekim yaparken de çok eğlendik.Yayını izleyenler anlayacaktır,açıkçası biraz gözde bir ekiptik:)

Yayını burdan izleyebilirsiniz.

Channel 9 canlı yayın çekimi

DSC00277

Walid ile sohbet ederken başımızdan geçenleri anlattık,geç geldiğimizden falan bahsettim ve işte bomba haber,Walid bizi ekip olarak öğlen yemeğine davet etti.Bizim için mükemmel bir haber oldu. Microsoft  Corporate Vice President  Walid Abu-Hadba bizi bir Brezilya restorantına götürdü.İlginç bir yerdi,şöyle bir sistemleri vardı;et yemek sınırsızdı önümüzde iki yüzü olan stickerlar duruyordu.Eğer önünüzdeki sticker yeşil ise et istiyorsunuz anlamına geliyordu,yaklaşık 15 dakikada bir elinde şişlerle şefler masanıza gelip et servisi yapıyorlardı,eğer stickerınız kırmızı ise et istemediğiniz anlamına geliyordur.Acayip keyifli bir yemek oldu,Walid’i yakından tanıma,sohbet etme fırsatımız oldu.Walid kendinden,ailesinden,bu konuma nasıl geldiğinden falan bahsetti.Bize tavsiyelerde bulundu bol bol.

Walid ile keyifli öğlen yemeği:)

DSC00281

Walid’den ayrıldıktan sonra Microsoft Akademik programlar yöneticisi  Ashwin Karuhatty ile buluştuk.Kendisi ile 2010 Imagine Cup Final sunumlarından beri tanışıyoruz. Ashwin benden Türkiye’den lokum getirmemi istemişti.Normalde Build etkinliğine katılmamıştı fakat kendisi ile Microsoft kampüste lokum sayesinde buluştuk :)

Ashwin ile birlikteyiz

DSC00285

Ashwin bize Microsoft kampüsü gezdirmeyi teklif etti,biz de kaçırmadık fırsatı,zaten çok merak ediyorum:)Benim gibi merak edenler için biraz anlatmakta fayda var.Microsof’tun merkez kampüsü kocaman bir alana kurulu idi.Bizim üniversite kampüslerine benziyordu ama sınırları bizdeki gibi çok belirgin değildi .İçinde binalar arası ve diğer yerlere ulaşım sağlamak için Shuttle Bus dedikleri araçlar vardı.Her bina yapılan işe göre özelleştirilmişti.Mesela Visula Studio binası,akademik programlar ile ilgilenen bina gibi.Ashwin Bill Gates’in,Steve Balmer’ın  kaldığı binaları da gösterdi.Bu arada Ashwinden  binaların içini görmek istediğimizi söyledik,bizi kırmadı Ashwin sağolsun:)Akademik programlar binasına götürdü bizi,odalarını gezdik,ortam çok iyiydi.Odaları genelde tek ya da iki kişilikti.Kimsinin odasında bisikleti,kimisinin odasında tennis raketleri gibi eşyalar vardı.Biz gittiğimizde de akademik ekip biraradaydı onalarla da tanıştık,Repharm ekibi deyince hemen tanıdılar bizi.Bayağı ilgi gösterdiler, çok sıcak kanlıydılar:)Ben gitmeden önce Bill Gates ile tanşmayı planlıyordum,fakat o vakitlerde Bill Gates orada değilmiş.Yoksa ben ne yapar eder giderdim tanışmaya:)

Microsoft Akademik Programlar ekibi çalışma binalarındayız

WP_20121102_045

Ashwin’den ayrıldıktan sonra da Daron Hoca ile buluştuk.Onunla da akşam yemeği yedik :)Best Buy’ı falan gezdik,şehirde biraz turladık.Bayağı eğlencieli vakit geçirdik,kendisini de daha yakından tanıma fırsatı bulduk.Ogünümüz devlerle yemek ve gezme ile geçti sonuç olarak.Öğlen yemeğini Walid ısmarladı akşam yemeğini Daron Hoca sağolsun:)

Microsoft’u bir kere daha takdir ettim.Etkinlik oraganizasyonu çok iyiydi,düzenleri süperdi.Masraftan kaçmamışlar,en küçük ayrıntıyı bile düşünmüşlerdi:)Hiç unutamayacağım iki hafta geçirdim  Amerika’da.Tekrardan bizim //Build 2012′ye katılmamızı sağlayan bütün Microsoft yöneticilerine teşekkürü borç bilirim:))))

 

Imagine Cup 2012 Avustralya-7

Imagine Cup 2012 Dünya finallerinde bizimle ilgili çıkan haberler:

Her ülkeden gelen yarışmacıların yanı sıra basından da bir ekip oluyordu.Bizim de Türkiye’den gelen: Popular Science editörü Şahin Ekşioğlu,Merlin Kazanın’dan Murat Oktay  ve basın ile Microsoft arasında bağlantıları sağlayan Aslı Duran vardı.

Murat Oktay,bizimle röportaj yaptı,görüntüler aldı.İşte o görüntülerden derlediği 2 video:

Şahin Ekşioğlu yazarlığında Ağustos,2012 Chip dergisinde yeraldık:

Msp Social Media Team ile röportajımız:

 

Amerikalı bir gazetecinin bizimle ilgili yazdığı blog yazısı:

http://roryupandaway.blogspot.com.au/2012/07/repharmers-rethinking-way-to-recycle.html?m=1

Bunlar şuan için erişebildiğimiz haberler.

 

Imagine Cup 2012 Avustralya-6

Final Sunumları-Cultural Day Event:

Bugün ilk 6ya kalan grupların final sunumları vardı.Ben de çok merak ediyordum projelerini.Sabahtan gelip final sunumlarını izledik.Japonların sunumuna bayıldım.Konuşmalarından pek bişey anlaşılmasa da sunumu gerçekten çok iyi yaptılar.Hiç kasmıyorlardı,arada garip garip sesler çıkarıyorlardı,dans ediyorlardı kimi zaman,ordan oraya zıplıyorlardı,evet bütün bunları sunum esnasında yapıyorlardı :)Projelerini de beğendim ama daha çok sunum şekillerini beğendim.2 grubu hiç beğenmedim,burada açıklamayayım,doğru olmayabilir :)ama genel olarak iyi projelerdi diyebilirim.Genel bir gözlem yaptığımda  da bunların daha çok donanım ağırlıklı projeler olduğunu farkettim.Benden küçük bir tüyo,eğer katılmak gibi bir planınız varsa içinde mutlaka donanım olsun.

Aynı zamanda bugün cultural day idi,biz Tarango Zoo ya gitmeyi tercih etmiştik.İçinde 3000 çeşit hayvanın olduğu,Sydneyin en büyük hayvanak bahçesiydi.Çok ilginç hayvanlar vardı.Zürafa,tazmanya canavarı,aslan,fil oldu.İlk defa gördüm bu hayvanları.Hayvanat bahçesi bayağı büyük idi,zaten birbirimizi kaybettik içerde :)

Günün akşamında da Women dinner vardı,Serap ile yemeğe katıldık.Yemek eşliğinde S. Somasegar (Corporate Vice President, Developer Division, Microsoft), Pip Marlow (Managing Director, Microsoft Australia) ve adını hatırlamadığım bir sosloji uzmanının panelini dinledik.Gecenin sonunda da karaoke vardı.Ona da katılalım dedik :)Serap dedi ki biz de çıkalım,ben zaten hiç bilmem yabancı şarkı,Vahap sadece nakaratı biliyormuş ,Bedrettin de bilmiyordu.Onların aklına uyup çıkmazmıyız sahneye,”eye of the tiger” şarkısı,hafızama okadar kazındı ki o an unutmamışım şarkının adını :)Tam anlamıyla rezaletti,hiç söyleyemedik şarkıyı ben zaten sahnede gülme krizine girmiştim.Serap’a güvendik de o da tutturamadı ritmi,aşağıdan izleyenler bizden daha çok söylüyordu şarkıyı  :)Böyle komik bir anımız da oldu.

Pip Marlow (Managing Director, Microsoft Australia) ile birlikteyiz

 

Imagine Cup 2012 Etkinliğinin Son Günü

Etkinliğin son gününde Learning Sessionlar vardı.Hiç bir şeyden eksik kalmamıştık, bundan da eksik kalmadık tabi.Serap ile birlikte Windows 8 ve Windows Phone 7 eğitimlerine katıldık.Birinci ağızdan dinlemek kesinlikle çok keyifliydi.Windows 8 eğitiminde Nick Hodge(professional geek,Avustralya),Jura Clapmen(Program manager,USA) dinledik.

Nick Hodge(professional geek,Avustralya) ile birlikteyiz:)

Window Phone7 de de Ben Riga(Technical Evangelist),Jukkaw Walasvaara(Technical Evangelist,Finland) eğitimlerine katıldık.

Windows Phone7 eğitmenlerimiz ve sessiona katılanlar ile Wp7 telefonlarımızla poz veriyoruz:)

Öğleden sonra Gazeteciler  ve ziyaretçiler için standda durmamız gerekiyordu.Akşam saatlerine kadar standımıza ziyaretçi aldık,röportaj verdik.Artık konuşacak halim kalmamıştı,anlatımların çoğunu da ben yaptığım için diğer standları da pek gezemedim,eksik kaldığım tek şey bu oldu galiba :)Bu sırada haber geldi, S.Somasger(Depelopment department vice-president) ve Walid(Depelopment department vice-president) bizim standa gelecekmiş,herkeste bir telaş.1 dakikamız varmış ve S.Somasger bizi dinleyecekmiş.Zaten 2, 3 standa tek gitmiş.Walid once bizi tanıştırdı,Seattle  davet ettiğini söyledi.Sonra sunuma başladım.Herşeyi anlattık,demolarımızı da yaptık.Somasger de çok beğendi.Sonra gazeteci ordusu ile yanımızdan ayrıldılar.Microsoft’un ünlülerine sunum yapmak heyecan verici idi,müthiş bir tecrübe idi.Standın son günü idi,eşyalarımızı toplayıp stand alanından ayrıldık .

Akşamında finalistler açıklandı.Biz yer alamadık ama olsun,yine de açıklanırkenheyecanlandık.Bir de bizi güzel bir haber daha geldi,saolsun Walid açıkladı,bütün yarışmacılara Windows 8 yüklü tablet gönderecekler.Havalara uçtuk tabi bu kadarını da beklemiyordum doğrusu.”I love Micrososft :)”.Ama Walid bizden bir söz aldı,hepimiz Windows8 uygulamsı geliştireceğimize söz verdik.Zaten en sonunda Vahap birara dayanmayı “I love you Walid” diye bağırdı salonda :)

Böylece Imagine Cup maceramızda sona ermiş oldu.Çok güzel tecrübeler edindim,güzel insanlarla tanıştım.Her  yönden  gelişimime katkısı oldu Imagine Cup’ın.

Lisanım yettiğince tecrübelerimi paylaşmaya çalıştım.Umarım faydalı ve keyifli bir yazı dizisi olmuştur.

 

 

Imagine Cup 2012 Avustralya-5

Seattle Daveti:

Etkinliğin 3. Gününde ilk 20ye giren grupların final sunumları vardı, bizim işimiz yoktu aslında orada çünkü sunum yapmayacaktık.Biraz gezinip,alışveriş yapıyorduk ki Mustafa Hoca’dan  acilen konferans salonunu gelmemiz gerektiği ile ilgili telefon aldık.Herkes bizi soruyormuş,stand yerimiz de boş kalmıştı o gün.Microsoft akademik programlar yöneticisi Ashwin ve Vide President Walid de bizi sormuşlar. Ashwin ile geçen senenin final sunumlarında tanımıştık,bu sene bizim local finalde de jüri idi.Günün sabahında konferans salonunda Ashwin ile karşılaşmıştık,üzgün olduğumuzu görünce o da biraz teselli etmeye çalışmıştı.Salona geldikten sonra standa gitmeden bize Sidney Bridge ye tırmanmak için yer ayıttıklarını öğrendik ve taksiyle köprüye gittik.Normalde biz tırmanmaya kayıt yapmamıştık,hayvanat bahçesine gitmek için kayıt yapmıştık.Ama Ashwin’in bize bir jesti olmuş ve bize köprüye tırmanmamız için de bilet ayırmış.Köprüye tırmanmak için normalde 300 dolar vermek gerekiyor.Kendimiz gitmeye kalksak hiç gidemezdik :)Sidney köprüsü Avustralya’nın en meşhur köprüsü,Sidney resimlerinde hep köprünün ve Opera House’nin resimleri olur.Özel kıyafetler giydik,bütün eşyalarımızı bıraktık ve özel korumalar bağlayıp başımıza da bir de rehber veriler.Rehberimiz önde biz arkada,kulaklığımız ile onu dinlerken bir yandan da minik minik merdivenlere onların deyimi  ile “cat walk” yaparak tırmandık.Kimi zaman çok dik merdivenler  vardı.Yaklaşım 200 metre yüksekliğe tımandık ve denizin üstünde yürüyormuş gibi hissediyorduk.Ötelerden okyanusu gördük.Manzarası harikaydı,opera housenin önünde rehberimiz bize fotoğraf çekti,zaten kendi makinalarımızı götürmemiz yasaktı.Zirveye kadar tırmanıp,geri indik.İnanılmaz keyifliydi,yukarda çok eğkendik,hatta bi ara çömdük artık çok yorulmuştuk,şarkı söyledik,neredeyse halay bile çekiyorduk :)Ha bir de inerken bize tırmanış içn sertifika verdiler.Mustafa Hocaya kendi aramızda bir sertifika alma merasimi düzenledik,erkekler Hocayı omuzlara kaldırlar :)

Bu keyifli tırmanıştan sonra Opera House’ye doğru yürüyüş yaptık ve Sidne’in en pahalı binası olan Opera House’yi yakından görme imkanına da sahip olmuş olduk.

Daha sonra salona geri döndük.Software Design için ilk 6 açıklandı,tabi biz pek heyecanlanmadık,aralarında biz yoktuk :( Çıkışta Ashwin ile karşılaştık.O da bizi aradığını söyledi,yanında Akademik programlar yöneticisi Moorthy Uppaluri de vardı.Bizi onunla da tanıştırdı,o da bizim projeden haberdar olduğunu  söyledi.Moorthy de bizi teselli etmeye çalışıyordu,buraya kadar gelmenin ne kadar önemli bir olay olduğundan bahsediyordu.Ashwin de Walid’i çağırmaya gitmişti.Walid de geldi,hal hatır sorma ,teselli etme fasıllarından sonra bizi çok başarılı bulduğunu,projemizi çok beğendiğini söyledi.O an ben de içimden “e madem öyle ozaman neden seçilmedik” diye içimden geçirmekten kendimi alamadım :)Hatta bu düşüncelerimin bir kısmını sözlü olarak da ifade etmiş oabilirm,hatırlamıyorum :) Sonra bize bir haberi olduğunu ve kimse ile paylaşmamız gerektiğini söyledi.Walid kendi misafiri olarak bizi Seattle’a developer konferansa davet ettiğini söyledi.Normalde öğrenciler katılmıyormuş,her ülkeden birkaç en iyi yazılımcının davet edildiği bir etkinlikmiş.Tabi inanamadık,böyle bir davet almak mükemmel birşeydi.Hatta Vahap dayanamayıp Walid’e sarıldı :)Sevinçten havalara uçuyorduk :)Amerika’ya davet edilmiştik.Demek ki gerçekten dikkatlerini çekmişiz çünkü bu daveti sadece bize yaptılar.Mustafa Hocamız da bunun çok önemli bir gelişeme olduğunu söyledi.Ekim sonunda Walid Abu-Hadba’nın misafiri olarak Microsoft anakaraya gidiyoruz :)Tabi bu haberi duyunca üzüntümüz de geçti,başka hiçbir haber benim dereceye girememiş olmanın üzüntüsünü geçiremezdi zaten.

Mustafa Hocamız Windows Phone7 telefonu ile bu anı ölümsüzleştirdi:)

Yazı dizisi devam edecek….

Imagine Cup 2012 Avustralya-4

Yarışma Günü:

Yarışma sabahı erkenden kalkıp hazırlanmaya başladık.Heyecanlı ve  telaşlı bir hazırlık süreci idi.İki bayan olarak aynı takım elbise ve ayakkabıları almıştık,erkek arkadaşlar da bizimle aynı renkte takım elbise almışlardı.Takım olarak uyumlu olalım diye çok uğraştık.Son günlerde çalışmaya ara verip takım elbise aramaya gidiyorduk,uzun uğraşlar sonunda aynı takım elbiseleri bulmayı başarmıştık :)Benim içimde bir bayram sabahı mutluluğu ve heyecanı vardı.Çocukluğumdaki bayram günleri gibi; hepimiz yeni elbiseler ve ayakkabılar giymiştik,en güzel şekilde görünmek için elimizden geleni yapmıştık.Takımları da giyince heyecan iyice arttı :)Götüreceğimiz malzemeleri defalarca kontrol ettik.

Sonunda konferans salonunu gittik.Bizim sunum sıramız sonlara doğru idi,saat 7 civarlarındaydı.Bayağı da işimiz vardı aslında,standımızı hazırlamamız gerekiyordu.Herkese bir stand,lcd ekran ayırmışlardı,standın kendi tasarımı vardı aslında ama biz öncesinden strand ölçülerini ve gerekli bilgileri almıştık,standımız için özel tasarım hazırlamıştık.slaytımızdan görseller ve logonun birleşimi olan güzel bir tasarım yapmıştık.Herkes standımıza hayran kaldı.Hiç bir grup stand için özel hazırlık yapmamıştı.En ufak ayrıntıyı bile düşünmüştük.Tasarımları döşemek bayağı bir zaman aldı,yapışkanları tutturmak,hizalamasını yapmak için çok uğraştık.Stand malzemelerini yerleştirdik.Standımızda ziyaretçilerimiz için;baskılı kalemler,3 katlamalı broşür,herbirimizin ayrı kartvizitleri,rozet,afişler vardı.Gelenlere projemizi anlatırken malzemelerimizden de veriyorduk.Stand tasarımımızda animasyonlar,resimler de vardı, böylece gelenlere standan sunum yapıyorduk.Ayrıca lcd ekrandan demolarımızı da gösteriyorduk.Mustafa Hocamız saolsun kendisi ile developer wp7 telefın getirmişti.Bu telefon sayesinde telefondan yaptığımız demoyu ekranda da yapabiliyorduk.Emülatorden yapmak gps verisini alırken falan sıkıntılı olabiliyordu.Telefondan demomu yaparken gelenler de ekrandan demoyu seyredebiliyordu.Bu şekilde telefonla demo yapmamız da bayağı ilgi çekti,hatta özellikle gelip bunu ekranda nasıl görebildiğimizi bile soranlar oluyordu.Standımız hem tasarımı ile dikkat çekiyordu hem de proje gelenlere ilginç geliyordu,çok fazla soru geliyordu proje ile ilgili.İnsanlarla konuşmaktan çenem ağrımıştı o gün :)

Bu arada sunumu da tekrar tekrar okuyorduk,çok iyi hazırlanmıştık.Artık yürürken, yemek yerken bile Serap ile sunumu tekrarlıyorduk.Zaman geçtikçe heyecan artıyordu ama zaman geçmiyordu.Biara standın altında uyuya kaldığımı hatırlıyorum.Hem çok yorulmuştum hem de heyecanlıydım.

Hani kulis dedikoduları derler ya ,favori takımmışız falan gibi söylentiler duyuyorduk.Bu arada önemli bir gelişme daha standın ilk gününde  Microsoft geliştirme bölümü genel başkan yardımcısı Walid Abu-Hadba standımızı ziyaret etti.Ona sunum yaptık,meteryallerimizden verdik,standdan hoşnut ayrıldı.Zaten çok az standı gezmiş diye duyduk.

Vee sunum vakti geldi çattı,kader anı….Sunum odasına geçtik.İlk turda içerde seyirciler olmuyordu.4 jüri üyesi,Türkiye’den gelen gazetecilerimiz,Mustafa Hocamız,Nihat Hocamız ve başka gazeteciler vardı odada.Sunuma başlamadan,jüriler için hazırladığımız setleri önlerine koyduk.

Sunuma Serap başladı,Serap çok heyecanlandı,canım benim kağıtların sırasını falan karıştırdı başlangıçta, ama bu durum çok sürmedi,durumu hemen toparladı.Ondan sonra ben sunacaktım,onu öyle heyecanlı görünce ben de panik oldum ama bir yandan da kendimi yatıştırmaya çalışıyordum.Seraptan sonra ben devam ettim ve bütün gücümü topladım,bana göre fena sayılmazdı sunumum,jürinin gözlerinin içine bakıyordum,anlatırken onları etkilediğimizi,ilgiyle sunumu dinlediklerini,duyduklarını şaşırdıklarını fark edebiliyordum.Benim sunumumdan sonra Vahap web demosu yaptı ,ben mobil demo yaptım ve facebook uygulama demosunu da yaparak sunumumuzu tamamlamış olduk.Neredeyse hiç hatasız tamamladık sunumu,daha önce yaptığımız demoları da dahil edecek olursak en iyi sunumumuzu yaptık diyebilirim.Varan2: soru-cevap,en can alıcı noktalardan biri.O ana kadar herşey çok iyi gidiyordu aslında,herşey olumlu gibiydi.Soru cevap kısmında da soruların tamamını ben cevapladım,sorular genel olarak beklediğimiz sorulardı,daha önce hazırlığını yapmıştık.Jüride  bir Fransız vardı,o biraz fazla geldi üstümüze.Güvenlik konusunda biraz sıkıştırdı.Aslında buna da hazırlık yapmıştık Windows Azure kullanıyorduk,güvenliği dünyaca kanıtlanmış bir teknoloji aslında.Azure ve ssl sertifikalardan bahsettim ama pek tatmin olmadı ve sürekli bunun türevi olan sorular sordu.Aslında çok soru sormaları iyi,merak ettiklerinden soruyorlar, bu ilgi gösterdiklerine de işarettir.Böylece sunumumuz da tamamlanmış oldu.

Aynı gece ilk 20yi açıklayacaklardı.Akşam yemeğinden sonra açıklamaya başladılar.Biz kendimize garanti gözü ile bakıyorduk aslında.Her bir grubu çağırdıklarında içimden birşeyler kopuyordu,bundan sonra bizi çağıracaklar derken 20 kişi doldu.Hiç beklemediğimiz bir sonuç oldu ve ilk 20ye girememiştik.Çok şaşırdım,hani derler ya herşey film şeridi gibi gözümün önünden geçti.Bu proje için neler yaptığımız,uykusuz geceler,araştırma yaparkenki taban şişmeleri,bazen aç kalmalar…..herşey geliyordu aklıma.Şaka gibiydi,hocalarımız  teselli etmeye çalışıyordu ama ne fayda…..Çok kötü bir durumdu gerçekten,çaresizdik,elimizden geleni yapmıştık ama olmamıştı.Artık bu gerçeği değiştiremiyorduk maalesef.Herşeyi unutmaya çalışıp mutsuz bir şekilde yattık o gece.

Yazı dizisi devam edecek…

Imagine Cup 2012 Avustralya-3

Yarışma organizasyonu Sidney’in en büyük konferans merkezi olan Convention Center’da oldu. Otelimiz konferans merkezine çok yakındı. Aradaki meşhur Darling Harbour ve gidiş yolu ve şehrin belli noktalarına Imagine Cup bayrakları asılmıştı. Onları görünce daha da heyecanlanıyorduk ve bu hazırlıklar bizim için yapılmış hiss,i mutluluk veriyordu :)İlk gün sabah erkenden konferans merkezine gidip kayıt yaptık.Bize orda t-shirt,çanta,kalem vs. gibi hediyeler verdiler. Sunum yapacağımız yeri ve stand alanlarını gezdik. Takımların çoğu oradaydı.Repharm baskılı t-shirtlerimizi giyerek gitmiştik.Bayağı bir röportaj yapıldı bizimle,ekibimiz çok ilgi çekiyordu.Daha öncedenprojemizi öğrenmiş olarak geliyordu kimileri. Imagine cup tahtasını herkes birşeyler yazıyordu biz de projemizin logosunu çizdik tahtaya.

 

İlginç ilginç resimler çektik.Bağırdık,şarkılar söyledik,insanlarla tanıştık.O gün en eğlenceli günlerdendi. Her şeyi çok güzel organize etmişlerdi.

Repharm sloganını seslendirirken:

Röportajımız:

Akşamında açılış yemeği ve ceremony vardı. Çok ihtişamlı bir salonda Imagine Cup 2012’nin açılışını hep beraber yaptık. Sanki televizyondan izliyor gibiydim. Ortam çok hareketli ve eğlenceliydi. Açılış Avustralya Başbakanının hoşgeldiniz konuşması,Microsoft Avustralya’nın yöneticileri ve devamında Microsoft geliştirme bölümü genel başkan yardımcısı Walid Abu-Hadbanın konuşması,Akademik programlar yöneticisi Moorthy Uppaluri’nin konuşması,geçen senenin birincisinin konuşması ile devam etti. Orada olduğum ve onları dinleme fırsatına sahip olduğum için kendimi çok şanslı hissettim. Hepsinin söylediği ortak bir şey vardı “Imagine Cup is  not the end,Imagine Cup is beginning” ve şu cümleler hoşuma gitmişti “Look at your right,look at your left ;new Bill Gates is right here in this room”. Bu  gecede bizi o kadar yücelttiler ki nerdeyse  havalara uçacaktık :)Dünyadaki en zeki,en yaratıcı insanları, dünyayı değiştirecek insanlar bu odada bir araya gelmiş…. gibisinden konuşmalar yapıyorlardı. Veee gecenin sonunda mutlu haber bize bütün yarışmacılara Nokia Lumia 800,Windows Phone 7 telefon vereceklerini açıkladılar, tabi inanamadık, çok sevindik. Projemizi geliştirmek üzere Nokia sponsorluğunda bir Wp7 telefonumuz vardı,Wp7 geliştirmesini de ben yapıyordum, duygusal bir bağlılık oluşmuştu aramızda telefonla :)Yarışma sonunda ayrılacaktım telefondan ama bize o telefonun aynısından verince havalara uçtum. Artık uygulamalarımı kendi telefonumda görebiliyorum.İnanılmaz bir zevk, yarışma sponsorumuz Nokia’ya burdan şükranlarımızı iletiyoruz:Hemen ceremony bitiminde de telefonlarımızı aldık.Bu mutlu haberle günü sonlandırmış olduk :)

Yarışmadan önceki son gece idi bu gece,vee biz heyecandan yerimizde duramıyorduk ,aklıma geldikçe karnıma sancılar giriyordu.Otele döndükten sonra da son olarak vereceğimiz setleri hazırladık(içinde proje raporu,broşür,a3 afişler,stand malzemleri,bayraklar,baskı kalemler, ve rozetler vardı).Odada toplanıp Mustafa Hocamız ve Nihat Hocamıza demo sunuşlar yaptık.Son sunumumuzu çok iyi yaptığımızı ben de hissettim, keza Mustafa Hoca çok beğendi, çok gelişme kat ettiğimizi söyledi. Sonrasında demo soru-cevap yaptık ,muhtemel soruları hocalarımız bize sordular biz de cevapladık,olabilecek herşeyi tartıştık. Sonra hocalarımız yoğun ısrarı üzerine odalarımıza dağıldık, yarın dinç olmamız gerektiğini söylüyorlardı, ondan önceki gecelerde de hep gesaate kalıyorduk, bayağı yorgunduk.

Yazı dizisi devam edecek…

Imagine Cup 2012 Avustralya-2

Sidney’de 1. Gün:

Sidney’e akşam saatlerinde vardık, aslında diğer gruplara göre biraz erken gitmiştik.Sabahında boş bir günümüz vardı, henüz etkinlik başlamamıştı.

Boş günümüzü Nihat Hocamız ile birlikte  Sidney’i turlayarak geçirdik. Kombine bilet alarak Wild Life Animal,Aquarium ve Sydey Tower’ı gezdik.İşte o gün kangrular ve koalalar ile tanıştığım gün oldu.Normalde hayvanları sevmem ama çok şirinlerdi :)Hele kangrular çok tatlı zıplıyorlardı,insanın arkasından zıplayası geliyordu :)Bu gittiğimiz hayvanat bahçesinde daha çok yerel hayvanlar vardı.Bir de akvaryuma gittik,daha önce hiç gitmemiştim akvaryuma.Köpek balıkları,değişik cinste deniz hayvanlarını gördük.Camdan bir tünelde yukardan balıkların suda süzülüşlerine şahit olduk, çok keyifli idi.Sidney Eye Tower’a giderken Mustafa Hocamız da bize katıldı,300 metre yükseklikten Sidney’in ihtişamını izledik. Gün sona erdi otele dönüp geç saate kadar sunuma hazırlandık,prova yaptık.Heyecanla yarışma gününü belkiyorduk,o yorgunluktan sonra uyku çok tatlı gelmişti.

 

Yazı dizisi devam edecek…..

Imagine Cup 2012 Avustralya-1

Imagine Cup 2012 Software Design kategorisinde Türkiye’de birinci olarak Repharm projemiz ile Avustralya’da dünya finallerine katıldık.Bu seneki dünya finalleri Avustralya’nın Sidney şehrinde  6-10 Temmuz tarihlerinde 75 farklı ülkeden, 72 si Software Design kategorisi olmak üzere 106 takımın katılımı ile gerçekleşti.

Türkiye finallerinde 1. Olduktan sonra, sorumluluğumuz daha da artmıştı. Artık Türkiye’yi temsilen yarışacaktık, bu yüzden elimizden gelenin en iyisini yapmalıydık. Türkiye finaline kadar  geçen süreçte projemizin kapsamı ilaçlardı, sistemimiz ilaç geri dönüşümünü destekliyordu. Aslında biz bir geri dönüşüm olayı gerçekleştiriyorduk, dedik ki madem biz geri dönüşüm yapabiliyoruz o zaman aslında biz her şeyin geri dönüşümünü yapabiliriz diye bir fikir oluştu. Bu düşünce de Repharm Projesi için bir dönüm noktası oldu. Bundan sonra her şey tamamen değişti, projeyi yeniden yapmak zorunda kaldık. Artık statik bir yapı değil de generic bir yapıya ihtiyacımız vardı. İstediğimiz her şeyi geri dönüştüyor olmamız gerekiyordu. En başta veri tabanımız değişti, veri tabanı generic bir yapıya kavuştu. Tabi bizim generic yapıyı nasıl oluşturabileceğimize dair hiçbir fikrimiz yoktu, bu noktada proje mentörümüz Nihat Adar Hocamızın engin bilgilerinden faydalanmış olduk. Vahap, Nihat Hocamız ile çalışarak, veri tabanı mimarisini oluşturdu. Tabi web ve mobil uygulamalar da komple  değişmiş oldu. Windows Phone7 uygulamasını da ben geliştiriyordum. Uygulama kendi konumumuza en yakın ilaç toplama birimlerini veriyordu. Mobil uygulamayı da yeni veri tabanına uyarladım ve farklı modüller de ekledim. İlaç(ya da diğer geri dönüştürülen bütün nesnelerin) arama modülü ekledim, aranan ilacın hangi birimde kaç tane olduğunu, birim ile ilgili ayrıntılı bilgi alma gibi modülleri de ekledim. Beni en çok zorlayan kısım ise karekod okuma ile iligli kısım oldu. Windows Phone7 ile karekod okuma ile ilgili çok kaynak bulamadım, Microsoft Tag teknolojisi ile yapmaya çalıştım fakat henüz onun için bir kütüphane gelişmemişti. Uzun bir süre araştırdım, bir çok insana sordum. Son olarak açık kaynak kütüphaneler ile karekodu okutabilmeyi başardım. Karekodu okuduğu gün yaşadığım mutluluğu tarif edememJDemoları da Nokia’nın bize verdiği telefon üzerinde yapıyordum. Microsoft,bizim ile Bilge Adam arasında iletişim kurdu. Windows Azure ve Windows Phone7 konularında BilgeAdamdan yardım  ve eğitim aldık. Windows Phone7 uygulamasını geliştirirken Bilge Adam Ankara şubesinden Mahmut Can Sözeri hocamızdan yardım aldım. Kendisine yardımlarından dolayı şahsım ve ekibim adına tekrar teşekkür ediyorum. Böylece mobil uygulamayı tamamlamış oldum. Bu arada mobil uygulamanın tasarımı konusunda MSP arkadaşlarımdan Fevzi Yılmaz yardım aldım.Tabi son zamanlara kadar da uygulama ile uğraşıyor durumdaydım,Nihat Hocaya her yaptığımı gösterdiğimde yeni bir şey daha ekleniyorsuJ. Phone uygulamsında yaptığım ,haritada birim bulma, olaylarının aynısını bir de web uygulamamız için Silverlight ile yaptım.

Projedeki bir başka rolüm de Windows Azure konusu oldu. Daha önce Azure ile ilgili hiç tecrübem olmamıştı.Bir süre kendim uğraştım,Daron Yöndemin makalelerinden kendi çapımda bir şeyler yapmaya çalıştım ama işin içinden çıkamadım :)Yine Bilge Adam’dan İbrahim Atay hocamızdan Windows Azure konusunda eğitim aldık.

Projemizi Azure platformuna deploy etmemiz gerekiyordu.Bir de phone uygulamasını fiziksel telefonda çalıştırabilmemiz için servislerinin de webde tutulması gerekiyordu.Bunu da servisleri Azure’ye yükleyerek halletmiş oldum. Son güne kadar da Azure deploy etme ile ilgili sorunlar yaşadım :)Stresten karnıma kıramplar giriyordu, olmayacak sunumda bir yerde patlayacak diye çok korkuyordum. Bu konuda Microsoft Türkiye’den hocalarımızdan da sürekli yardım alıyordum, sorunlarımızı çözmeye çalışıyorduk. Azure’ye yüklemek de yetmedi tabi, Azure kendisi bir domain adresi veriyordu,ama bizim istediğimiz  “repharm.org” olması idi. Domain adını daha önce almıştık ama yönlendirme konusunda da sıkıntı yaşamıştık. Yine son gün bir de baktık repharm.org açılıyorJBu haberi Serap’tan almıştım,gerekli her şeyi yapmıştım fakat bir yerde bir şeyleri atlıyordum galiba, açılmıyordu bir türlü.Aslında atamanın yapılması için zaman da gerekiyordu. Neyse ki sonunda olmuştu. Bir de Facebook uygulamamız vardı, onu da Microsite olarak yapıp, adresini Facebook applicaiton’a atarak hallettik. Tabi yine Micrositeyi de önce Azure’ye yükledik,ordan linkini Facebook’a attık. Facebook geliştirme kısmını da Serap arkadaşımız yaptı. Geliştirme kısmını bu şekilde hep beraber yapmış olduk ama tabi geliştirme dışında da bir çok işimiz vardı, her şeyi bizim yapıyor olmamız gerekiyordu. Tasarım konusu bizim en büyük problemimiz idi, çünkü ekipte tasarımdan anlayan kimse yoktu. Hepimiz az çok kodlama yapabiliyorduk ama tasarım yokJMalum tasarımsız da olmuyor. Saolsun Abdullah Ergeç arkadaşımızın tasarım konusunda çok emeği geçti. Photoshopta Metro UI tasarımları yaptı .Hatta bütün afiş,broşür,kartvizit ,3e katlamalı broşür,stand tasarımlarını da kendisi yaptı. Gerçekten çok emeği geçti,kendisine çok teşekkür ediyoruz. Bu projede çok çalışan ama resmiyette adı geçmeyen arkadaşımız idi.

Css ve Html5 konusunda da Mert Osman Başol arkadaşımız bize yardımcı oldu. Son anda hızır gibi yetişti ve tasarımlarımızı bayağı bir toparladı. O da yine bize çok yardımcı olan arkadaşlarımızdan. Video konusu da yine bizi çok uğraştıran alanlardan oldu. Türkiye finali için bir video hazırlamıştık.Dünya finalleri için de yeni bir video hazırlamamız gerekti, çünkü yukarda bahsettiğim şekilde  projemizin kapsamı çok değişti .Bunun için Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü’nde, Eskişehir kıyafet toplama biriminde ,okulumuzun medikosunda kısa filmler çektik. Unutmadan Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü’nde ve ona bağlı ilaç toplama birimindeki çalışanların yardımınlarını hiçbir zaman unutamayız. Bize her türlü yardımcı oldular, bu güzel insanlara yürekten teşekkürler. Repharm Projesinde onların da çok büyük katkısı oldu.

Projemiz ile Savronik’in proje yarışmasına da katıldık ,Savronik projemiz konusunda bize sponsorluk da yaptı. Yine Türkiye finalinden sonra da baskı ve diğer ihtiyaçlarımız konusunda da yardımcı oldular. Eskişehir’deki Ester Firması da projemizin gelişmesi konusunda ellerinden gelen çabayı gösterdiler.

Tabi proje mentörümüz Nihat Adar’dan da bahsetmeden geçemeyeceğimJRepharm projesinin en büyük kahramanlarından. Kendisi o kadar bilgili ve hani gün görmüş derler ya  gerçekten öyle bir insan .Biz Türkiye birincisi olmuşsak, Avustralya’da başarı elde etmişsek bu onun sayesindedir. Orijinal fikirleri ile bize yol gösterdi ve onun deyimiyle “farkındalık yaratmamızı” sağladı. Hem projeye dair hem hayata dair çok şey öğrendik Nihat Hocamızdan. Aramızdaki ilişki hoca-öğrenci ilişkisinin çok ötesinde geçti. Bazen içten içten kızıyorduk,çünkü çok zor beğendirebiliyorduk Nihat Hocaya  :) ”Şık değil,etik değil” diye diye her şeyi mükemmel yapmaya başladık  :)Nihat Hoca’nın bize öğrettiği bir başka kural: “Yalan söylemeyin ama eksik söyleyebilirsiniz” derdi bize hepJEmeklerini  hiç unutamam.

Bir de Microsoft Akademik programlar yöneticisi Mustafa Kasap hocamız var tabi,bizim Microsoft tarafındaki mentörümüz idi. Mustafa Hoca da zor beğenenlerdendi, Musatafa Hoca’nın ağzından olumlu bir şey duymak bizim en büyük mutluluğumuzdu. Ama hiç unutmam yarışmadan önceki son gece demo sunuş yaptık, “evet bu kez oldu” dedi :) Bize her konuda yardımcı olmaya çalışıyordu, onu da bıktırıyorduk bazen, ama ne yapalım yine de yüzsüzlük yapıp isteklerimizi dile getiriyorduk. Eğitimler,yazılımlar ve tabi ki yorumları ile projeyi geliştirmemize çok katkısı oldu.

Proje süresince bize  büyük ,küçük  katkısı olan  o kadar çok insan oldu ki…Yarışmaya, Avustalya’ya biz gittik,projeyi biz başlattık ama aslında geri planda Repharm projesinin birçok kahramanı var. Hepsine ayrı ayrı yürekten teşekkür ediyoruz…

Avustralya’da  geçirdiğimiz zaman benim için hayatımda en çok zevk aldığım,heyecanlandığım,üzüldüğüm,mutlu olduğum,yorulduğum anlardan oldu,kısacası bu sürede birçok duyguyu bir arada yaşadık. Projeye başladığımız andan itibaren gecemiz gündüzümüze karışmıştı, son zamanlarda ise geceyi okulda geçiriyorduk. Gitmeden önce halletmemiz gereken bayağı bir iş vardı.Takım elbise,ayakkabı almaktan tutun da kalem baskısı yapmaya kadar birçok işimiz vardı. Hani ne kadar erken başlasak da her şey son ana kalır ya biz de öyle oldu. Son günler kabus gibiydi. Sürekli listeler hazırlıyoduk, neler götürecez  ,aman bir şey unutmayalım diyorduk.Giderken 2 valiz proje malzememiz vardı :)

 

Bütün işleri hallettikten sonra yorgun argın bir şekilde Eskişehir’den İstanbul’a yola çıktık. Asıl yolculuk ise Avustralya’ya dünyanın diğer ucuna, hatta diğer yarım küreye oldu. Herhalde hayatımda bu kadar uzun bir uçak yolculuğu daha geçirmem .Singapore aktarması ile  toplamda 20 saate yakın uçak yolculuğu geçirdik.Singapore Airlines ile uçtuk,gerçekten çok konforlu idi,durmadan bişeyler ikram ediyorlardı,saolsun Microsoft hiç masraftan kaçınmadı,otel,uçak etkinlik herşey mükemmeldi.

Akşam saatlerinde Sidney’e vardık. Malum diğer yarımküre olduğu için orada kıştı. Yazın sıcağından bir anda kışa girmek de ayrı bir şok oldu. Tabi bunun yanı sıra bir de 7 saatlik zaman farkı .

Singapoer Airlines’ın tatlı hostesleri ile(kıyafetlerini çok beğenmiştim)

 

 

Repharm Projemiz ile ilgili haberler

Imagine Cup Software Design Kategorisinde Türkiye 1.si olmamız ile ilgili birçok haber yayınlandı.Görsel ve basılı medyada birçok habere konu olduk.Bunları paylaşıyor olmaktan gurur duyuyorum.Dünya finalinde de aynı başarıyı yakalayacağımızı umuyorum.İşte haberlerden bazıları:

mskampüs:

http://www.facebook.com/mskampus

hürriyet sağlık:

http://www.hurriyet.com.tr/saglik/20362419.asp

ntvmsnbc.com:

http://www.ntvmsnbc.com/id/25340867/

Ülke tvdeki haber:

http://tvarsivi.com/player.php?i=2012040606409

shiftdelete.net ekibi ile yaptığımız röportaj:

http://shiftdelete.net/imagine-cup-yarismasi-sonuclandi-36376.html

webrazzi.com:

http://www.webrazzi.com/2012/04/14/imagine-cup-turkiyenin-kazanani-repharm-oldu/

markettingturkiye.com:

http://www.marketingturkiye.com.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=3851%3Aimagine-cup-tuerkiye-finalinde-genc-fikirler-yart&catid=65%3Aguencel-haberler&Itemid=160

haberler.com:

http://www.haberler.com/genc-fikirler-yaristi-3538285-haberi/

teknolojioku.com:

http://www.teknolojioku.com/forum/Konu-Imagine-Cup-yar%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1-sona-erdi-7667.html

esogu duyurular:

http://www.ogu.edu.tr/duyurular.aspx?KID=1&DID=1665

halkbank.com:

http://www.halkbank.com.tr/investment/investment.asp?type=3&date=20120416062848

unipuan.com:

http://www.unipuan.net/kazanan-repharm-oldu_1997.html

technotoday.com:

http://www.technotoday.com.tr/detay/6780/Microsoft-Imagine-Cup-Turkiye-finali-yapildi

f5haber.com:

http://www.f5haber.com/teknoloji-oku/imagine-cup-yarismasi-sona-erdi-haberi-2900511/?ref=ana

technoMonde.com:

http://technomonde.com/7514/imagine-cup-turkiyede-repharm-birinci-oldu

videoloji.com:

http://www.videooloji.com/video-haber/ucretsiz-ilaca-ulasilacak-repharm-projesi

uniaktivite.net

http://www.uniaktivite.net/kariyer/47/imagine-cup-turkiye%E2%80%99nin-kazanani-repharm-oldu

sondakika.com:

http://www.sondakika.com/haber-ucretsiz-ilaca-en-kisa-yoldan-ulasilacak-3545504/

teknolojioku.com:

http://www.teknolojioku.com/haber/guncel/imagine-cup-yarismasi-sona-erdi.html

Daha birçok haber var….