-

ICSEM-Uluslararası Sistem Mühendisliği ve Modelleme Konferansı,Roma-En İyi Makale Ödülü

Yüksek lisans tezim ile ilgili çalışmaya devam ederken ikinci kez uluslararası bir konferansa makalemi sunmak üzere katılma tecrübesi  yaşadım. Clute Institute tarafından San Francisco’da organize edilen konferansta İş Zekası ile ilgili makalemizi sunmuştum onun devamı olarak bu kez Microsoft Sql Server Raporlama Servisleri ile ilgili bir makale çalışması yaptım. İş yerinden arkadaşım Ergül Azizler de yüksek lisansa devam ediyor, ayrı ayrı makale göndermeyi düşünüyorduk ikimizin de makalesi yetişmeyince birlikte çalışmaya karar verdik, tez danışmanım Yrd.Doç.Dr. Emel Arslan’ın katkıları ile  “Implementation Scenarios of Reporting from Data Warehouse for Business Intelligence” ismindeki makalemizi ortaya çıkardık. Bu çalışmada genel olarak Microsoft Sql Server Raporlama Servisleri’nden bahsedip, bir uygulama çalışması yaptık, günlük veri tabanından rapor almak ile veri ambarından rapor çekmek arasındaki farkı ortaya çıkarak bir çalışma oldu. İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden hocam Yrd.Doç.Dr. Zeynep Orman IACSIT(Internation Association of Computer Science and Information Technology) organizasyonunun düzenlediği konferansın komitesinde yer almıştı, Zeynep Hoca ve Emel Hoca’nın önerisi ile IACSIT organizasyonunun düzenlediği ICSEM (International Conference on System Engineering and Modeling ),Roma’da gerçekleştirilen konferansa makalemizi yolladık. Aradan yaklaşık 1 ay geçtikten sonra makalemizin konferansa kabul edildiği haberini aldık :) Konferans 18,19 Mayıs tarihlerinde Roma’da gerçekleşti. Konferans katılımı için Ericsson’dan destek aldık, geçen sefer San Francisco’ya makale sunmak üzere gittiğimde yine Ericsson ve İstanbul Üniversitesi sponsor olmuştu.Kabul edildiğimiz haberini aldıktan sonra başladık hazırlıklara; bir yandan sunum vesaire hazırlanırken bir yandan da  Avrupa’ya gitmişken İspanya tur planı yaptık. İş yerinde iki haftalık izin aldık.

18 Mayıs’da konferans kaydımızı yaptık, 19 Mayıs’da da sunumlar oldu. Konferansa Keynote ve  açılış konuşmaları ile başladık. Cardiff Üniversitesi’nden Prof.Alexander Balinsky ve  Florida Teknoloji Enstitüsü’nden (The Florida Institute of Technology in Melbourne, Florida, USA) Prof. Wiliam Arrasmith açılış konuşması yaptılar. Açılış konuşmasından sonra Prof. Alexander, Prof. William ve  Paris Üniversitesi’nden Prof. Ben-Othman Jalel çalışmalarını sundular. İlk bölümden sonra aşağıdaki grup fotoğrafını çektik :)

group photo (1)

Konferans iki oturumdan oluşuyordu, bizim sunumumuz öğleden sonraki ilk oturuma dahil edilmişti. Öğleden sonraki ilk oturumda ikinci sırada makalemizi sunduk. Sunumu Ergül ile birlikte yaptık. Konferansta Amerika, İngiltere, Kore, Bulgaristan, Tayvan, Çin, Japonya, Hindistan, Ekvador, Mexica, Cezayir gibi çok farklı ülkelerden  insanlar vardı. Uluslararası bir etkinliğe katılmanın en güzel yanı farklı milletten insanlarla tanışıp kültürlerini tanımaktır. Farklı kültürler oldum olası ilgimi çekmiştir. Örneğin ilk defa Ekvador’dan biri ile tanıştım ve komik olan ülkeyi Ekvator çizgisinin üzerinde Sigapoure’a yakın bir yerlerde sanıyordum sohbet sırasında öğrendim ki Güney Amerika’da imiş, yaşayarak öğrenmiş oldum yani  bu bilgiyi :)  Kayıt günü tanıştığımız Güney Kore’li arkadaş ile o günü birlikte geçirip gezdik, yine onunla Kore’ye ve dünyaya dair sohbet ettik. Prof. Alexander İsrailli idi, acayip özgüvenli ve konuşkan bir kişilikti hemen hemen bütün sunumlarda müdahale edip yorum yapıyordu neyse ki bizim sunumda salonda değildi :) Kendisi ile de konferansın sonlarında bayağı samimi olduk, hayat hikayesini ve tecrübelerini dinledik. Bütün bunlar paha biçilmez tecrübe oldu bizim için.

Konferans sonunda en iyi makale ödül töreni ve akşam yemeği vardı. Her oturumdan bir makale seçilmişti veeee en iyi makale ödülü (Best Paper Award) bize geldi :)  Doğrusu hiç beklemiyorduk, süpriz oldu bizim için, harika bir andı. Prof. Alexandar’ın sertikamızı verirkenki mutluluğumuz aşağıdaki kareye yansımıştır.

session 1

Makalemiz IJMO dergisinde de yayınlandı, buradan okuyabilirsiniz.

Roma’dan sonra Barcelona’ya geçtik, iki arkadaşımız ile buluştuk, daha sonra araba kiralayıp güneye indik; Valenciya, Granada, Malaga, Ronda ve Cadiz’e gittik. Son iki günde ben aile ziyareti için Belçika’ya geçtim. Harika bir tatil geçirdik.

Konferans katılımıza destek olan Ericsson’a , Yrd. Doç. Dr. Emel ARSLAN’a, Yrd. Doç. Dr. Zeynep Orman’a, yaptığı harika gezi planı ve rehberliği için Ergül Azizler’e , tatil boyunca birlikte vakit geçirdiğimiz Serap Şen’e ve Volkan Çiçek’e, Belçika’daki akrabalarıma bu seyahatimin ve harika tecrübenin parçası oldukları için sonsuz teşekkürler :)

 

MIS Eğitimi-Yazılım Mühendisliği ve İşletmelerde Yazılım Geliştirme Yaklaşımları-Proje Yönetimi

MIS eğitimizin son haftasında çok beğendiğim eğitimlerden biri olan  Yrd.Doç.Dr.Gülfem Işıklar Alptekin’in “Yazılım Mühendisliği ve İşletmelerde Yazılım Geliştirme Yaklaşımları” konulu sunumu ile ilgili aklımda yer edinenleri aktarmak isterim.

Yazılım geliştirme süreçleri üzerine konuştuk.En çok kullanılan yazılım geliştirme süreci modelleri:

  • Çağlayan/Şelale(Watefall Model)
  • Evrimsel Geliştirme(Evolutionary/Iterative/Agile Development)
  • Bileşen Esaslı Geliştirme(Component-based Software Engineering)
  • Kitle Kaynak(Crowdsourcing)

Waterfall Model

Yazılımı kesin çizgiler ile aşamalara bölen bir modeldir.

Waterfall model yazılımı;

  • İhtiyaç analizi
  • Sistem ve yazılım tasarımı
  • Uygulama ve birim testleri
  • Entegrasyon ve testleri
  • Bakım

diye ayırır.

Her aşamadan sonra dökümanı yazılmalıdır.Bu model daha çok ihtiyaçların çok iyi bilindiği ve değişiklik yapılmasının pek beklenmediği durumlar için uygundur.Bu yüzden ihtiyaçların çok iyi belirlenmesi önemlidir,çünkü bu modelde geçmişe yönelik bir çalışma yapılmaz.Savunma sanayi projelerinde ya da kamu projelerinde bu model daha çok tercih edilir.

Waterfall modelinde yapılan yazılımdaki hatalar test aşamasında ortaya çıkar,bu sırada zaman bayağı ilerlemiştir, başa dönüp düzeltme yapmak çok maliyetlidir,aynı şekilde eğer isterlerde yanlışlık varsa ortaya istenenden farklı çok değişik bir yazılım çıkmış olabilir :) Bu modelde süreç ilerlerken değişiklik yapmanın zor olması ve bir aşama bitmeden diğer aşamanın başlayamaması dezavantaj olarak söylenebilir.

Evrimsel Geliştirme(Evolutionary Development)

Bu model daha çok küçük ve orta büyüklükteki etkileşimli projelerde veya büyük sistemlerin bazı bölümlerinde tercih edilir.Bu modelde bir uygulama yazıp kullanıcıdan gelen yoruma göre uygulama iyileştirilip tekrar kullanıcıya sorulur, süreç sürekli böyle devam eder.Yazılım tamamlanana kadar ortaya birçok versiyon çıkar.Sürecin müşteri onayı ve kontrolünde gerçekleşmesi avantajdır, fakat genel bir plan olmadığı için sürecin ileri evreleri öngörülemez.Genelde bu model ile geliştirilen sistemlerin ana yapısı sağlam değildir.Waterfall modelin aksine burada düzenli bir dökümantasyon yoktur,dökümantasyon yerine çalışan bir uygulama oluşur.Proje yöneticileri gelişmeyi yönetmek için düzenli rapor görmek isterler, bu da onları sıkıntıya sokabiliyor.

Bileşen Esaslı Geliştirme(Component-Based Software Development)

Bu modelde daha önceden yazılmış bileşenler sistematik bir biçimde diğer projelerde de kullanılır.Bu süreçteki adımlar aşağıdaki gibidir:

  • Bileşen analizi
  • İhtiyaçların düzenlenmesi
  • Tekrar kullanılan bileşenlerle sistem tasarımı
  • Geliştirme ve enterasyon

Bu model daha fazla kullanılmaya başlanıyor.

Kitle Kaynak(Crowdsourcing)

Bu model aslında çok yerde geçmiyor,hocamızın kendi derlemelerinden anlattığı bir modeldir.Bu modelde topluluğa yazılım geliştirtmek gibi bir yol izleniyor.Hocamız bu modeli çok iyi örnekleyen Topcoder ismindeki bir topluluktan bahsetti .Şirketler Topcoder’a yazılım ihtiyaçlarını iletiyor,onlar da bunun analizini yapıp tasklara bölüyorlar,daha sonra her bir task için yarışma yapıp ödül belirliyorlar.Siteye kayıtlı olan yazılımcılar bu task içi yazılım üretiyor ve gönderiyorlar, en iyi yazılım seçiliyor ve yazılımcıya ödül veriliyor,diğer yazılımcılara da puan veriliyor.Böylece işin maliyetini çok düşürmüş oluyorlar, hem de ortaya kaliteli yazılım çıkmış oluyor.Ben de bu topluluğu ve yöntemi  ilk defa duydum ama maliyetler düşük olduğu için şirketler de bu yöntemi tercih ediyormuş ve yazılımclar için de freelance çalışma olanağı doğmuş oluyor. Topcoder’ın yaptıkları çok daha kapsamlı aslında ama ben en genel hali ile bahsettim.

Çevik Yaklaşımlar ve Scrum 

Scrum ile ilgili internette sayısız kaynak bulabilirsiniz amacım Scrum’ı baştan sona anlatmak değil de,hiç fikri olmayan birinin baktığında fikir edinmesini sağlayacak nitelikte açıklamalar olacaktır.

Scrum metodunda iş parçalara bölünüyor,o parçaların her biri ekipler tarafından yapılıyor,her bir iterasyonda ortaya bir ürün çıkıyor,bu ürün müşteriye gösteriliyor sonra başka kısmına geçiliyor.

Bu çalışma boyunca Product Owner da süreçlere dahil edilir,buradaki Product Owner müşteriyi temsil eden kişidir.Scrum metodolojisinde iş bölümlerinin her birine sprint deniyor,sprintler genelde 1-4 hafta olabiliyor.Her bir sprintde çalışacak ekip üyeleri belirlenir ve her bir sprintde bir Scrum Master olur.Scrum Master süreci yöneten kişidir ve günlük Scrum toplantılarına öncülük eder.Sprintin ilk toplantısında; yapılacak işler görev dağılımları ve süreler belirlenir. Sprint süresi uzatılmaz, yetişmeyen işler diğer sprinte aktarılır.Scrum’ı diğer  metotlardan ayıran özelliklerden biri olarak; ekip elemanları birden fazla rolde yer alabilirler veya her sprinde farklı işler yapıyor olabilirler.Bu arda her sprintdeki elemanlar farklı olabiliyor.Günlük toplantılar olduğunu söyledim, bu günlük toplantılar genelde 10-15 dakika olabiliyor,sabah işe başlamadan ekip üyeleri toplanıp o gün neler yapacaklarını,problemleri varsa dile getirebilecekleri minik toplantı yapıyorlar,bu toplantıları scrum master yönetir.Bizim ofiste de her sabah bir tahta önünde ellerinde çay kahve minik notları tahtaya yapıştırıp konuşanları falan görüyorum.Onların da scrum uyguladıklarını düşünüyorum :) biraz özeniyorum açıkçası,scrum uygulayan bir ekiple çalışmak isterdim.

Scrum metodu Amerikan futboluna benzetilebilir,herkes itiş kakış bir araya geliyor ve takım oyunu oynuyor.Waterfall ise bir bayrak yarışı gibidir,aşamalıdır, bir aşama biter diğeri başlar.

Scrum uygulayan bilindik firmalar arasında Yahoo,Bbc,Siemens,Ikea,Microsoft,Nokia,IBM…sayılabilir.

Bir de Scrum-But olarak adlandırlan metod varmış,bunda Scrum kısmi olarak uygulanıyor,bir şeyler eksik kalıyor.

Bu eğitimde aynı zamanda UML(Unified Modeling Language),LIS(Legacy Information Systems),yazılım test süreçleri,test çeşitleri üzerine konuştuk.MIS eğitimi boyunca en faydalı bulduğum oturumlardan bir tanesi oldu.Hocamıza çok teşekkürler.

Geçtiğimiz hafta eğitimimiz son buldu,genel olarak faydalı bir eğitim olduğunu söyleyebilirim.Olayların dışına çıkıp büyük çerçeveyi görmemi sağladı.Çalıştığım sektör ile ilgili daha fazla bilgi sahibi oldum,süreçleri öğrendim.Eğitim Kordinatörü Temel Öncan Hocamıza ilgisinden dolayı teşekkürler.Eğitim ile ilgili sertifika sınavına da girdim, sınavı geçmişim :)Böylece eğitimde mutlu son oldu :)

 

MIS Eğitimi-Crm ve Uygulamaları

Galatasaray Üniversite’si tarafından organize edilen Mis Eğitimi’nde geçtiğimiz hafta Yusuf Tokmakçı “CRM ve Uygulamaları” konulu sunumu ile bizlerle oldu. Yusuf Bey son 11 senedir Siemens’de çalışıyor,8 sene Kanada Siemens’de çalışmış şuanda da Türkiye Siemens’de IT Director olarak çalışıyor. Kendisinin mütevazi ve samimi tavırları çok hoşuma gitti. Sunumdan aklımda kalanları aşağıdaki gibi özetleyeceğim.

Ben de şuan VodafoneNet CRM Projesi’nde çalışıyorum. CRM’e biraz dışardan bakmak, farklı yönlerini görmek benim için faydalı oldu. CRM’in açılımı Customer Relationship Managemet dir, yani Müşteri İlişkileri Yönetimi. Hocamızın tanımına göre CRM müşteri ilişkilerini oluşturma, müşterileri şirkete kazandırma ve kurulmuş ilişkilerini yaşatmayı sağlayan birçok alana entegre bir yaklaşımdır. CRM müşterilerin işin esas merkezi olduğu prensibine dayanır ve şirketin başarısının müşteri ilişkileri ile orantılı olduğunu savunur.

CRM Çeşitleri:

  • Operasyonel CRM
  • Analitik CRM
  • İşbirlikçi CRM

CRM Bileşenleri:

  • Satış: Ürünü müşteriye satmak, karşılığında para almak,
  • Pazarlama: Tanıtım, sunum, reklam, kampanya, fırsata öncülük etmek,
  • Servis: İşi destekleme,
  • Çağrı Merkezi
  • Elektronik Ticaret

CRM projeleri ile ilgili ilginç bir analiz; dünyada yapılan CRM projelerinin %50 den fazlası başarısız oluyormuş. Başarısız olan CRM ler ihtiyaçları karşılamıyor ya da müşteriyi memnun etmiyor olabilir.

CRM Uygulama Tüpleri:

  • Enterprise: Şirket sunucuları üzerine kurulup kullanılan,
  • On-Demand: Web üzerinde kurulup browser aracılığı ile erişilen CRM servisi.

CRM uygulaması alırken dikkat edilmesi gerekenler konusunda konuştuk. Yeni alınacak CRM sisteminin mevcut sistemleriniz ile uyumlu olması çok önemli bir faktör. CRM Programının sadece sizin işnize yarayacak kadar özelliği ile ilgilenin fazlası zarar olabilir :) Best-practice sharing önemli, uygulamayı kullananlardan feedback almak gerekirmiş. CRM projelerinin %50 den fazlasının başarısız olduğunu düşünürsek başlangıçta çok yazılım/donanım yatırımı yapmamak gerekir.

EN popüler CRM uygulamaları :Oracle On Demand; şuan Siemens’de kullanılıyormuş, Salesforce.comCRM;hocamız bunu çok başarılı bulduğunu paylaştı, Sage Act, Sap CRM, Maximizer CRM,…

Bir CRM projesi yapacaksanız düzgün bir Business Case hazırlamak gerekir, maliyetlerin yanı sıra faydalara da odaklanmalıyız. CRM yapılacağına karar verilmişse yatırım yapmakdan kaçınmayın, ya başlamayın ya da başlamışken masraftan kaçmayın demişti hocamız :) CRM projelerinde en önemli etken iş ekipleridir, bunlarla kesinlikle kordineli çalışılmalıdır. Şuan çalıştığım projeden de söyleyebilirim, arada senkronizasyon bozukluğu olduğunda yapılması gerekenden çok farklı işler ortaya çıkabiliyor.

Faydalı ve eğlenceli sunum için Yusuf Bey’e teşekkürler.

 

MIS Eğitimi-Başarılı bir Elevator Pitch(Asansör Görüşmesi)

Galatasaray Üniversitesi MIS eğitiminin ikinci haftasında Ali Şir Olgaç “ICT ve Satış” konusu ile tecrübelerini bizimle paylaştı. Sunumunu çok faydalı ve keyifli buldum, eğitimden çok kısa bir bölümü aktarmak isterim.

Biraz hocamızdan bahsedecek olursam;4 sene Galatasaray Üniversitesi’nde akademisyen olarak görev yapmış, akademisyenliğin kendisine çok uygun olmadığını düşünerek sektörde çalışmaya başlamış. Son 14 senedir Orange Business Services şirketinde çalışıyor , Mühendis olarak girdiği şirkette şuan Türkiye Genel Müdür Yardımcısı, Satış tarafında görev yapıyor. Mühendislikten sonra aynı şirkette teknik taraftan satışa geçmiş. Bu da ilginç geldi bana doğrusu, zamanla kendi yeteneklerinin satışa daha uygun olduğunu görmüş ve genel müdür yardımcısı olmasından anlıyoruz ki başarılı da olmuş :)

Konuya ICT den başladık, ICT; Information Communication Technologies in kısaltmasıdır. Satış, pazarlama aslında hayatımızın her alanında vardır. Ali Bey’in de dediği gibi aslında hayatımızın her alanında kendimizi bir şekilde pazarlıyoruz, iş ararken, ikili ilişkilerimizde  ya da çocuğumuza iyi ahlakı pazarlıyoruz, iyi yönlerini gösterip benimsemesini sağlıyoruz.

Başarılı bir elevator pitch nasıl olur üzerine konuştuk ve simülasyon yaptık. Daha önce elevator pitch duymuştum ama nasıl olması gerektiği konusunda çok da fikrim yoktu. Türkçeye çevirisi asansör görüşmesidir. “Çok kısa bir vaktin var yatırımcıya/yöneticine fikrini aktaracaksın, bu kısa sürede en düzgün biçimde nasıl ifade edilir”, şeklinde özetleyebiliriz.

Bunun nasıl başarılı olabileceği ile ilgili hocamız bir kaç madde sıralamıştı:

  • Kendinizi tanıtma ile başlayın,
  • Esas konuya odaklanın,
  • İşin jargon kısmını çok kullanmayın, en sade şekilde anlatın,
  • Bir hikaye ile bağdaştırın,
  • Hedef kitlesi kim olacak,
  • Daha detaylı konuşmak üzere bir randevu alın ya da o kadar etkili anlatın ki görüştüğünüz kişi sizi davet etsin.

Konuya kendimizi tanıtmakla girmemiz gerekirmiş; kimiz, ne iş yapıyoruz gibi. Konuştuğumuz kişinin ajandasını iyi bilmek, takip etmek gerekiyormuş; örneğin asansörde yakaladığımız kişi bir CTO(Chief Technology Officer) ise anlatacağımız konuyu teknolojik ihtiyaçlarla bağdaştırabiliriz ya da CFO(Chief Finance Officer) ise ilgilendiği konu cost reduction (maliyet düşürmek) dir, önereceğimiz çözümün  maliyeti ne kadar azaltacağına odaklanabiliriz gibi. Fikrimizle ilgili hikayeyi konuştuğumuz kişinin ajandasına göre şekillendirmeliyiz.İşin jargonundan uzak durmalıyız, örneğin  anlattığımız konu projemizde ihtiyaç duyduğumuz bir ürün ise teknik terimlerden uzak durmamız gerekir, çünkü  konuştuğumuz kişi teknik biri olmayabilir. Hikayeyle birlikte problemin ne olduğunu ve bizim önerdiğimiz çözümün ne olduğunu ve dahası nasıl etkileri olacağını söylemek gerekir. Tabi bütün bunları söylemek için çok kısıtlı bir vaktimiz var :) Öyle etkileyici anlatmalıyız ki daha biz randevu istemeden o bizi davet etmeli :) çağırmıyorsa da kendi ayıbı,biz yine de randevu istemeliyiz :)

Bu Tren de (Asansör :) )her zaman gelmez, treni kaçırmamak gerekir…

 

 

The Clute Institute Uluslararası İş ve Eğitim Konferansı,San Francisco

Uzun süre sonra tekrar blog yazısı yazıyorum.İş hayatına geçtikten sonra bu konuda tembelleştiğimi itiraf etmeliyim.Yazmayı planladığım çok fazla şey olmasına rağmen sürekli erteliyorum maalesef.Şuan ise artık bloğumda yazmam gerektiğine kendimi ikna ettim :)  Yazmış olduğum makaleyi  uluslararası bir konferansta sunmak üzere davet aldım ve bu konudaki tecrübelerimi ,süreci aktarmam gerektiğini düşünüyorum.

Öncelikle akademik bir makale yazma fikri nasıl ortaya çıktı, buradan başlayabilirim.İstanbul Üniversitesi’nde Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nde yüksek lisans yapıyorum.Yüksek Lisans derslerinden birinde hocam  Yrd. Doç. Dr.Zeynep Orman araştırmak ve sunum yapmak üzere bir konu seçmemizi istemişti.Ben İş zekası konusunu seçmiştim.Konu ile ilgili makaleleri de araştırarak bir survey çalışması da yapmıştım.Konuyu araştırırken bu konudaki makalelerin azlığı ve olanların çok nitelikli olmadığını farkettik.Hocam bu konuda açık olduğunu ve bir çalışma yürütebileceğimizi önerdi.İlerleyen süreçte Bt Akademi’den Resul Çavuşoğlu’nun verdiği yaklaşık 3 ay süren Sql Server 2012 ile İş Zekası Uygulamaları Eğitimi’ne de katıldım.Bu eğitimin de katkıları bir ile makale çalışması yaptık.Makalemizde iş zekası ihtiyacından başlayarak bileşenleri,iş zekası projelerini teorik yönden  yer verdik ve Microsoft’un iş zekası platformuna yoğunlaşarak bunun için de uygulama örneklerine yer verdik.Yine yüksek lisansdan tez hocam olan Yrd. Doç. Dr.Emel Arslan’ın da katkıları ve önerileri ile makaleyi akademik formatlara uydurduk.Makaleyi The Clute Institute tarafından bu sene 3-7 Ağustos tarihleri arasında San Francisco,California’da düzenlenen Uluslararası İş ve Eğitim Konferansı’na yolladık.Yaklaşık bir hafta kadar sonra makalenin konferansa kabul edildiği iletildi,bizi sunum yapmak üzere San Francisco’da gerçekleşen  konferansa davet ettiler.Üniversite’den biletimi ödemek için onay almayı başardık.Şimdi çalıştığım şirketim Ericsson da konaklama konusunda sponsor oldu.Hocalarım konferansa gelemedi.Konferansdaki sunumu da yine hocalarımın önerileri  doğrultusunda  hazırladım.Doğrusu sunumun nasıl hazırlanması ve yapılması gerektiği ile ilgili tecrübeli olduğumu söyleyebilirim.Imagine Cup yarışmasına katıldığımız süreçte bu konuda eğitim de almıştık.San Francisco’daki süreçten bahsedecek olursam;3 gün konferansa katıldım.Türkiye’den gelen Çin Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Eyüp Sarıtaş ve Missouri Üniversitesi’nde doktorasına devam eden Ayça Değirmencioğlu ile tanıştım,Türkiye’den Hava Harp Okulu’ndan arkadaşlar da sunum yapmak için gelmişlerdi.Yine California State Üniversitesi’nden ve sektörden konferansa katılan kişilerle tanışıp sohbet etme imkanımız oldu.Konferansın 2. gününde sunumumu yaptım,beni dinleyenler teknik konulara çok hakim olmasalar da sunumumu beğendiklerini söylediler :)

WP_20140805_013

 

WP_20140811_008 (1)

Konferans  sayesinde San Francisco’yu da gezme şansına sahip oldum.Daha önce Amerika’ya Build 2012 Konferansı’na katılmak üzere New York ve Washington’a gitmiştim ama San Francisco’yu ayrı bir güzeldi.San Francisco’da gezmek çok kolay oldu,ulaşım ağı çok gelişmiş,her şey turistlere göre dizayn edilmişti sanki.Çok fazla turist vardı,birine bir şey soracakken sizin gibi bir turiste denk gelmiş olma ihtimaliniz çok yüksek.İlk gün hemen Golden Gate köprüsüne gittim,köprüyü yürüyerek geçip geri döndüm,yaklaşık 1,5 saatte tamamladım.Köprünün üzerinden Pasific Okyanus’un manzarası harikaydı.

WP_20140803_037

Türkiye’den gitmeden bir kaç tur ayarlamıştım.Okyanus kıyılarını gezdiren Monetery/Carmel turuna katıldım,silikon vadisini teğet geçtik :)  Zamanında Amerika’nın azılı katillerinin tutulduğu Alcatraz Island’a çok öncesinden bilet almışım,oradayken sorduğumda Ağustos sonuna kadar bilet olmadığını söylediler.Şu hep filmlerde gördüğümüz meşhur Amerikan hapishanelerini gördüm,sesli anlatım eşliğinde müzeye çevirdikleri hapishanede gezdim.Son 1,5 günümü de alışverişe ayırmıştım.Gitmişken alışveriş olmadan olmazdı.Outlet mağazaların yerlerini önceden öğrenmiştim Marshalls,Ross,Tj maxx forever :) Bir haftalık hem iş hem seyahat amaçlı gittiğim San Francisco’yu çok beğendim,keyif alarak gezdim.Farklı insanlar tanıdım benim için ciddi bir tecrübe oldu.Makalelerimizi yakın zamanda konferans proceeding de  ve seçtiğimiz journal larda yayınlayacaklar.Yayınlandığı zaman linkleri sitemden de paylaşırım .

Makale hazırlama sürecinden gidşime kadar yardımlarını esirgemeyen hocalarıma ve katkı sağlayan herkese sonsuz teşekkürler…

Konferans hakkında detayları cluteinstitute.com  bulabilirsiniz.

Makalemi okumak isterseniz burdan “2014 Conference Processdings” altından San Francisco konferansına bakarak erişebilirsiniz.

Maximum Kart Artık Müze Kart Olarak Kullanılabiliyor….

Eski iş yerim olan Tursab-Mtm İş Birliği’nden ayrılmadan önce İş Bankası kredi kartı olan Maximum kartlarının müze kart olarak kullanılması ile ilgili çalışma yapmıştık.Turnike olan yerlerde turniklerden geçiş hakkı sağlanıyor, diğer müze ve örenyerlerinde ise turnike ve gprs poslar ile geçiş hakkı sağlanıyor. Ben bu projeye turnike uygulamasında geliştirme yaparak katkıda bulundum.Daha önce yazdığım blog yazımda böyle bir çalışmadan lansman gerçekleşmediği için banka ismi vermeden bahsetmiştim :)

18.02.2013′de, yani dün Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy’un yaptıkları basın açıklaması ile bu entegrasyon duyuruldu.Lansman İş Kule 41. katta gerçekleşti.Lansmana İş Bankası,Ingenico,Tursab,Mtm’den yöneticiler katıldı.Lansmana ben de davet edildim.Çalışmalarına katıldığım bir projenin bu şekilde duyurulması  beni ayrıca onurlandırdı.

WP_20130218_005

 

WP_20130218_035

Ntv’nin çekimleri,hep siz mi başkalarını çekeceksiniz biraz da biz sizi çekelim :)

WP_20130218_010

Peki kartların kullanımı ne şekilde, merak edenler için biraz bahsedeyim.Her Maximum kart sahibi senede 30 günlük periyodu kapsayacak şekilde ,bu süre ilk kullanım tarihinde başlamış olur,her müzede ücretsiz iki geçiş hakkına sahiptir ve bu hak her sene yenilenir.Sonuç olarak;Maximum kart sahipleri kartlarını senede 30 gün boyunca müze kart olarak  kullanma hakkına sahip oldular.Güzel değil mi :)…Ben de Maximum kart sahibi olarak şahsım adına bu iş birliğine seviniyorum :)

WP_20130218_011

Veee işte projenin reklam filmi:)))


Imagine Cup 2012 Yarışmasında 1. Olduğumuz Projemizde Takip Ettiğimiz Adımlar

Merhaba arkadaşlar,

Çok uzun zamandır üzerinde çalıştığımız ve benim de ekip elemanı olduğum projemiz Microsoft’un Imagine Cup 2012 Yarışmasında Türkiye 1. si oldu.Türkiye finalleri 13 Nisan’da Microsoft Türkiye ofisinde gerçekleşti.Tüm hayatım boyunca unutamayacağım bir heyecan ve paha biçilmez bir mutluluk  yaşadım.

Ekip elemanları:

Derya Gündüz,Serap Şen,Bedrettin Sümer,Abdulvahap Demir ve proje mentörümüz Yar.Doç.Dr. Nihat Adar.

Projemiz ile uğraşırkenki aşamaları sizlerle paylaşmak istiyorum:

Yarışmaya Katılma Fikri:

Yaklaşık 1 senedir projemizin çalışmalarını sürdürüyoruz.Geçen sene şuanki ekibimiz ile Microsoft Türkiye’ye Imagine Cup final sunumlarını seyretmeye gitmiştik.Final sunumlarını seyrettikten sonra  yarışmaya biz de katılalım diye karar vermiştik.

Geçen sene çektiğimiz fotoğraf:

Fikrimizin Hikayesi:

Yarışmaya katılma fikrinden sonra Imagine Cup yarışması için en önemli husus olan “fikir bulma” aşamasında bayağı bir zaman harcadık.Tüm yazımızı fikir araştırma ile geçirdik.Değişik değişik fikirler buluyoruz ya hocalarımız çürütüyor ya da birilerimiz tatmin olmuyordu.Ekip arkadaşlarımızdan Bedrettin ile Vahap arkadaşlarımız doktor arkadaşları ile sohbet ederken ilaçların israf olduğu ile ilgili konuşma yapıyorlar.Fikir burada doğmaya başladı.Bizimle paylaştılar,biz de neler yapabileceğimiz tartıştık.İlaç israfını engellemek için çok farklı şeyler düşündük fakat mevcut teknolojiler ile bunları yapabilmemiz mümkün değildi.Biz de şuana kadar ilaç israfını engellemek için neler yapılmış diye araştımaya başladık.Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü’ne gittik.Fikrimizi paylaştık, onlar da Eskişehir’de böyle bir birimin bulunduğunu söylediler.İlk başta biraz bozulduk açıkçası:)Düşündüğün birşeyi birilerinin gerçekleştirmiş olması hiç hoş bir durum değil.Eskişehir’deki birime gidip incelemeler,araştırmalar yaptık.Gördük ki tabiri caizse çok ilkel çalışıyorlar.Birimde hiçbir teknoloji kullanılmıyor,verileri elle excele giriyorlar ve insan gücü çok fazla kullanılıyor.Her gidişimizde kutu kutu ilaçlar masanın üzerinde duruyor, bunları sisteme geçirmek günlerini alıyor.İşte bu noktalarda bize iş düştüğüne karar verdik.Yaptığımız araştırmalarda bu birimin sadece Eskişehir’de olduğunu gördük,yaygınlaştırma ve duyurma konusunda da teknolojiden faydalanabileceğimize karar verdik.

Eskişehir ilaç toplama biriminden manzaralar:

 

Fizibilite Çalışmaları:

Fikir şekillendikten sonra çeşitli ön çalışmlar yaptık.Anket düzenledik.Yaptığımız anket ile insanların Eskişehir’deki birimlerden haberdarlığını ölçtük ve böyle bir projeyi nasıl değerlendireceklerini saptadık.

Eskişehir ilaç toplama biriminden onların kendi istatisik ve diğer verilerini aldık.Bu veriler projemizin şekillenmesinde çok etkili oldu.

Requirement Analizler:

Yaptığımız anket ve analizler sonucunda nelere ihtiyaç duyduğumuz ve ne yapmamız gerektiği şekillenmiş oldu.Bunların sonucunda neler gerektiğini hangi bölümde(web ayağı,mobil tarafı gibi) ne yapmamız gerektiğini belirledik.Bu sayede proje ilerledikçe başta belirlediğimiz requirement analizlerin nekadarını gerçekleştirdiğimizi de izleme imkanına sahip olduk.

Veritabanı çalışmları:

Veritabanı için Uml diagramları,er diagramları çizdik.Veritabanını da sonrasında oluşturduk.

Web sitesi:

Web tarafımız iki bölümden oluştu asp.net ve silverlight tarafları.

Mobil uygulama:

Windows Phone 7 uygulamamızı yaptık.

Reklam-Broşür:

Halkı bilinçlendirmek için dağıltılmak üzere ve final sunumlarında verilmek üzere kırlangıç,a3 afiş,3e katlamalı afişler ve kartvizitler hazırladık.

İşte çalışmalarımızın örnekleri:

Video:

Yarışmaya başvurabilmek için video hazırlamamız gerekiyordu.Video işlerinden anlayan arkdaşlarımıızın da yardımıyla,kısa film tadında bir video hazırladık.Çok uğraştık ama seyrederkenki zevk yorgunluğunu unutturdu.İşte videomuz:

 

Projemizi yaparken yukarda belirttiğim sırayı takip ettik,yarışmaya katılma fikri olan arkadaşlar için faydalı bir yazı olmuştur umarım.

bir bilişim günlerinin daha sonuna geldik…………

bildiğiniz gübü bu yıl 2. sini düzenlediğimiz geleneksel “bilişim günleri” etkinliği üniversitemizin 4 fakültesi ve 5 klubünün iş birliği ile gerçekleşti.
ben de organizasyon komitesinde yer aldım,çok yorucu ve eğlenci 3 gün geçirdik organizasyon ekibi olarak.evet çok yorulduk ama yaptığımız işten zevk alarak yaptık ve yaptığımz işten insanların memnun kaldığını görmek bizi daha da mutlu etti.
bilişim günleri 2010 bölüm başkanımız NİHAT ADAR,REKTÖRÜMÜZ FAZIL TEKİN,İBF DEKANIMIZ ve ORGANİZASYON KOMİTESİ BAŞKANI ARKADAŞIMIZ GAMZE ÇUKURLUÖZ’ÜN açılış konuşmaları ile başladı,
1. gün

  • Semih OMURTAK Ürün Geliştime    Grup Müdürü – Savronik A.Ş. “Arge”
  • Dr.Faruk YARMAN – Havelsan A.Ş. Genel Müdürü
  • Sibel TEKİN – Ericsson HR Generalist -“İnsan Kaynakları ve İşe Alım Süreçleri”

Faruk Yarmanı eskişehirde görmek ve dinlemek lüxüne sahip olmak çok güzeldi,çünkü onu davet edebilene kadar baya bir uğraştık
Sibel Tekin’nin sunumu da çok güzel ve etkileyiciydi,kendisi ericson insan kaynakları sorumlusu oduğundan işe alım süreçleri ve cv hazırlama gibi konularda uzman yaklaşımlı sunum yaptı.
2. gün

  • Elektrik Mühendisleri Odası ve  Av.Barış GÜNAYDIN “Bilişim Hukuku”
  • Microsoft “Office 2010 Lansmanı”-Uğur UMUTLUOĞLU – Microsoft
  • “Visual Studio 2010 Lansmanı”-microsoft
  • Semen CİRİT, Bahadır KANDEMİR, Gökmen GÖKSEL – Tübitak UEKAE “PARDUS nedir?”
  • Semen CİRİT, Bahadır KANDEMİR, Gökmen GÖKSEL – Tübitak UEKAE “Nasıl PARDUS Geliştiricisi Olunur?”

Barış Günaydın’ın bahsettiği konu bilişim suçalrı idi kendisi bu konuda uzman bir avukat idi,bilişim suçları kavaramını kapsamlı bir biçimde bilmök konya’da öğrenmiştim,bu sunum sayesinde daha başka şeyşer  öğrendim ve bildiklerim pekişmiş oldu,yeni yeni popülerleşen ve yaygınlaşmaya başlayan bir kavram olduğundan içeriği pek bilinmez,faydalı bir sunum oldu
microsofta diyecek birşey bulamıyorum zaten,nasıl bri office idi o,çok etkilendim.yeni özellikler eklenmiş,bu sunuma ve de office 2010a hayran kaldım.çok güzel efektleri ve web bağlantıları vardı,visual studio 2010da da çok güzel yenilikler olmuş.
microsoft kendi oturumundan sonra çekiliş yaptı,7 kişiye windows 7 ve bir kişiye netbook verdi,bana çıkar diye ümit ettim ama olmadı:(
3. gün

  • Cenk TEZCAN – INTEL “Tıp ve Bilişim”
  • Berkan USLU , Ali Murat SÜMEN –“Boğaz Harbi Oyunu : Kara Savaşları Beta Tanıtımı”
  • PARDUS-ÇOMÜ 64 Bit Pardus Geliştiricileri“64 Bit Pardus”
  • Ali IŞINGÖR ,Gizem BELEN – PARDUS özgürlükiçin.com “Özgürlük için Topluluk Süreçleri”

tıp ve bilişimi hiç bukadar içiçe düşünmemiştim,Cenk Tezcan çok etkileyici bir sunum yaptı,sunumlarındaki kısa filmlele de sunumuna güzellikl kattı
boğaz harbi oyunu sunumunda ise geliştiricilerinden iki arkadaş katılmıştı,oyunun tanımtımı yaptılar,
en son oturumdan sonra da bilişim eğitim merkezipozitif bilgi akedemisi,vatan akademi,yaklaşım kpss eğitim kurumlarının hediye eğitim çekilişleri oldu,salonda heyecan dorukta idi,eğlenceli anlar geçirdik,çok fazla çekiliş vardı son oturumda da çok fazla kimse kalmadığından salondakilerin şansı yüksekti ama bana hiç birşey çıkmadı:(
biraz da ekibimizden bahsetmek istiyorum,bu 3 gün içinde  çok kaynaştık bir kısmını önceden tanıyordum yeni tanıştıklarımla da çok çabuk kaynaştık,arkadaşların hepsi de çok güzel insanlrdı görev aşkıyla herkes bi o tarafa bi bu tarafa koşturuyordu.çok güzel bir ekip olduk,önceden iş bölümü yapılmıştı zaten hiçbir anlaşmazlık yaşamadık,kim ne yapabilirse yapılyordu.
güzel iş çıkardığımızı düşünüyorumiçok güzel geri dönüşler alıyoruz zaten.
seneye tekrar bilişim günlerinde bulışmak dileğiyle…..
emiği geçen herkesin yüreğine sağlık……

                                  işte organizasyon ekibimiz
    DERYA GÜNDÜZ